Gerçekte var olmayan ya da doldurulması planlanmayan pozisyonlar için yayınlanan “hayalet iş ilanları”, milyonlarca iş arayanın zamanını ve umutlarını tüketiyor. ABD ve Avrupa’daki veriler sorunun boyutunu gözler önüne sererken, Kanada ve ABD’de yeni yasal adımlar tartışılıyor.
Detaylar haberimizde…

.Var Olmayan İşler, Gerçek Hayal Kırıklıkları
“Hayalet iş ilanı” ifadesi kulağa ürkütücü bir benzetme gibi gelse de iş arayanlar için oldukça somut bir soruna işaret ediyor. Bu terim, şirketlerin gerçekte var olmayan ya da aktif olarak doldurulması planlanmayan pozisyonlar için ilan yayınlamasını tanımlıyor. Bazı durumlarda pozisyonlar çoktan doldurulmuş oluyor, bazı durumlarda ise baştan beri böyle bir iş hiç var olmuyor.
- Var Olmayan İşler, Gerçek Hayal Kırıklıkları
- Açık Pozisyon Var, İşe Alım Yok
- Washington’da Bir Teknoloji Çalışanının Mücadelesi
- Yasa Teklifinde Neler Var?
- Kanada Öne Çıkıyor, ABD ve İngiltere Geride
- “Uygulama ve Denetim En Büyük Soru İşareti”
- İş Arayanlar İçin Yıkıcı Etki
- Neden Hayalet İlan Yayınlanıyor?
- Uzmanlardan Uyarı: İnsanla Temas Şart
Araştırmalar, bu sorunun münferit değil, sistematik bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. ABD, Birleşik Krallık ve Almanya’da yapılan kapsamlı bir çalışmaya göre, geçen yıl çevrim içi ortamda yayınlanan iş ilanlarının yüzde 22’si işe alım niyeti olmadan paylaşıldı. Birleşik Krallık’ta yapılan ayrı bir araştırma ise bu oranı yüzde 34 olarak hesapladı.
Açık Pozisyon Var, İşe Alım Yok
Resmi veriler de tabloyu destekler nitelikte. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun son verilerine göre, ağustos ayında ülkede 7,2 milyon açık iş pozisyonu bulunmasına rağmen yalnızca 5,1 milyon kişi işe alındı. Bu fark, iş ilanları ile gerçek işe alımlar arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.
Uzmanlara göre bu durum yalnızca iş arayanları değil, hükümetleri ve politikacıları da yanıltıyor. Çünkü işgücü piyasasına dair veriler, sosyal politikaların ve ekonomik destek mekanizmalarının temelini oluşturuyor.
Washington’da Bir Teknoloji Çalışanının Mücadelesi

Hayalet iş ilanlarına karşı en dikkat çekici mücadelelerden biri ABD’de yürütülüyor. Yazılım sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip olan Eric Thompson, geçen yıl bir start-up’tan çıkarıldıktan sonra yüzlerce iş başvurusu yaptı ancak sonuç alamadı. Thompson, zamanla başvurduğu bazı ilanların gerçekte var olmadığını fark etti. Bu deneyim, onu harekete geçirdi. Washington’da politikacılarla görüşmelere başlayan Thompson, “İş İlanlarında Doğruluk ve Hesap Verebilirlik Yasası” adı verilen bir düzenleme taslağının hazırlanmasına öncülük etti.
Yasa Teklifinde Neler Var?
Söz konusu yasa teklifi; işe alım süreci tamamlandığında ya da durdurulduğunda ilanlara son kullanma tarihi eklenmesini, denetlenebilir işe alım kayıtları tutulmasını ve yanıltıcı ilanlar paylaşan şirketlere yaptırım uygulanmasını öngörüyor. Thompson ayrıca 50 bini aşkın kişinin imzaladığı bir imza kampanyası da başlattı.
Kendisine ulaşan mesajlarda, hayalet iş ilanlarının insanların özgüvenini zedelediğini ve ruh sağlığını olumsuz etkilediğini anlatan çok sayıda başvuru olduğunu söylüyor. Thompson bu durumu “utanç verici” olarak nitelendiriyor.
Kanada Öne Çıkıyor, ABD ve İngiltere Geride
ABD’nin New Jersey ve California eyaletlerinde de hayalet iş ilanlarını yasaklamaya yönelik adımlar atılırken, Kanada bu alanda en somut düzenlemeyi hayata geçiren ülke oldu. Ontario eyaletinde 1 Ocak’tan itibaren şirketler, ilan verdikleri pozisyonların aktif olarak doldurulup doldurulmadığını açıkça belirtmek zorunda olacak.
Ontario ayrıca işe alım sürecinde adaylara geri dönüş yapılmaması anlamına gelen “ghosting” sorununa da el atıyor. 25’ten fazla çalışanı olan şirketler, mülakata aldıkları adaylara 45 gün içinde geri dönüş yapmakla yükümlü olacak.
“Uygulama ve Denetim En Büyük Soru İşareti”
Toronto merkezli istihdam avukatı Deborah Hudson, birçok şirketin şimdiden yeni kurallara uyum sağlamaya çalıştığını söylüyor. Ancak denetim konusunda endişeli.
Hudson’a göre, devletin bu süreci etkin biçimde denetleyecek yeterli kaynağa sahip olup olmadığı belirsiz. Yine de sorun yaşayan adayların şikâyet yoluyla hak arayabileceğini vurguluyor.
İş Arayanlar İçin Yıkıcı Etki
Birleşik Krallık’ta yaşayan pazarlama uzmanı Ailish Davies, küçük ya da büyük fark etmeksizin birçok şirket tarafından yanıtsız bırakılmanın “ruhu tüketen” bir deneyim olduğunu söylüyor. Özellikle kişiye özel hazırlanan başvurulara geri dönüş alınmamasının motivasyonu ciddi biçimde düşürdüğünü ifade ediyor.
Benzer şikâyetler Türkiye’deki iş arayanlar için de oldukça tanıdık. Uzmanlar, özellikle dijital platformlarda tekrar tekrar yayınlanan ilanların dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtiyor.
Neden Hayalet İlan Yayınlanıyor?

Miami merkezli kariyer koçu Jasmine Escalera’ya göre şirketlerin hayalet ilan yayınlamasının birden fazla nedeni var. Bazıları ileride kullanmak üzere yetenek havuzu oluşturmayı amaçlıyor, bazıları ise şirketin büyüdüğü izlenimini vermek istiyor. Daha karanlık senaryolarda ise ilanlar, aday verilerinin toplanması için kullanılıyor.
Escalera, bu durumun yalnızca bireysel değil, kamusal sonuçları olduğuna dikkat çekiyor. Yanıltıcı verilerle oluşturulan politikaların, iş arayanların gerçek ihtiyaçlarına cevap veremediğini vurguluyor.
Uzmanlardan Uyarı: İnsanla Temas Şart
Hayalet iş ilanlarından kaçınmak isteyen adaylara öneriler de var. Uzmanlar, gerçek bir pozisyonun genellikle gerçek kişilerle yapılan iletişim sayesinde anlaşılabileceğini söylüyor. Uzun süredir yayında olan ve sık sık yeniden paylaşılan ilanlar ise önemli birer kırmızı bayrak olarak görülüyor. İşgücü piyasasında güvenin yeniden tesis edilmesi için, şeffaflık ve hesap verebilirliğin artık ertelenemez bir ihtiyaç olduğu vurgulanıyor.
Küresel ölçekte tartışılan hayalet iş ilanları ve işe alımda ‘sessiz kalma’ pratiği, Türkiye’deki iş arayanlar için de yabancı bir tablo değil. Dijital istihdam platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, benzer ilanların tekrar tekrar yayınlanması ve başvurulara geri dönüş alınamaması, Türkiye’de de iş arama sürecinin en çok eleştirilen yönleri arasında yer alıyor. Uzmanlara göre şeffaflık ve hesap verebilirlik, yalnızca iş arayanların değil, sağlıklı bir işgücü piyasasının da temel ihtiyacı.


