Google’ın yapay zekâ destekli arama özelliği “AI Mode”un, Jeffrey Epstein mağdurlarına ait hassas bilgileri yeniden yayımladığı iddiasıyla açılan toplu dava, teknoloji devlerinin sorumluluğunu yeniden gündeme taşıdı.
Detaylar haberimizde…

.“Kişisel bilgiler yeniden yayımlandı” iddiası
ABD’de teknoloji ve hukuk dünyasını sarsan yeni bir dava, yapay zekâ sistemlerinin sınırlarını ve sorumluluklarını tartışmaya açtı. Jeffrey Epstein’ın mağdurlarından biri, “Jane Doe” takma adıyla Google’a karşı toplu dava açarak şirketin yapay zekâ arama özelliğinin kişisel bilgileri ifşa ettiğini öne sürdü.
- “Kişisel bilgiler yeniden yayımlandı” iddiası
- Adalet Bakanlığı’nın Belge Paylaşımı Tepki Çekti
- “Silindi ama internetten kaldırılmadı”
- “AI Mode, klasik arama motoru değil”
- Diğer yapay zekâ araçları karşılaştırıldı
- Teknoloji devleri için kritik hafta
- Epstein Davası, Yapay Zekâ ve Yasal Sorumlulukları Yeniden Gündeme Taşıdı
Davaya göre Google’ın “AI Mode” adlı özelliği, mağdurların tam isimleri, iletişim bilgileri, yaşadıkları şehirler ve Epstein ile olan bağlantılarını kullanıcı aramalarında görünür hale getirdi. Hatta bazı durumlarda sistemin, mağdurlara doğrudan e-posta gönderilmesini sağlayan bağlantılar oluşturduğu iddia edildi.
Davacı taraf, bu durumun yalnızca gizlilik ihlali değil, aynı zamanda “doxxing” yani kişisel bilgilerin kötü niyetli şekilde ifşası anlamına geldiğini savunuyor.
Adalet Bakanlığı’nın Belge Paylaşımı Tepki Çekti

Sürecin temelinde ise Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen bir belge paylaşımı yer alıyor. Kurum, geçtiğimiz yılın sonlarından itibaren Epstein davasına ilişkin 3 milyondan fazla sayfayı kamuoyuna açmaya başladı.
Ancak bu belgelerin yayımlanma süreci ciddi hatalar içerdi. Bazı faillerin isimleri gizlenirken, birçok mağdurun kimlik bilgilerinin yanlışlıkla açığa çıktığı belirtildi. Bu durum hem kamuoyunda hem de hukuk çevrelerinde büyük tepki topladı.
Dava dilekçesinde, Adalet Bakanlığı’nın “hızlı ve yüksek hacimli açıklamayı, mağdurların mahremiyetinin önüne koyduğu” ifade edildi.
“Silindi ama internetten kaldırılmadı”
Adalet Bakanlığı hataları fark ederek söz konusu bilgileri daha sonra geri çekse de dava, bu bilgilerin internette kalmaya devam ettiğini öne sürüyor. Özellikle Google’ın yapay zekâ destekli arama sisteminin bu verileri yeniden işleyerek kullanıcıya sunduğu iddia ediliyor.
Davacı taraf, Google’ın defalarca uyarılmasına rağmen içerikleri kaldırmadığını ve erişimi engellemediğini belirtiyor. Dava metninde, “Hükümet ihlali kabul edip bilgileri geri çekmesine rağmen Google gibi platformlar bunları yeniden yayımlamaya devam etti” ifadelerine yer verildi.
“AI Mode, klasik arama motoru değil”
Davada dikkat çeken bir diğer vurgu ise yapay zekâ sistemlerinin doğasıyla ilgili. Google’ın AI Mode özelliğinin geleneksel bir arama motoru gibi yalnızca içerik listelemediği, aksine aktif şekilde içerik ürettiği ve önerdiği savunuluyor.
Bu nedenle davacılar, söz konusu özelliğin hukuki olarak “tarafsız bir indeks” değil, içerik üreticisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürüyor. Bu durum, teknoloji şirketlerinin sorumluluğu konusunda yeni bir tartışma başlatabilir.
Diğer yapay zekâ araçları karşılaştırıldı
Dava dosyasında ayrıca, benzer testlerin diğer yapay zekâ araçlarıyla da yapıldığı belirtildi. ChatGPT, Claude ve Perplexity gibi sistemlerin, aynı sorgularda mağdurlara dair hiçbir kişisel bilgi sunmadığı ifade edildi.
Bu karşılaştırma, Google’ın sisteminin farklı şekilde çalıştığı ve daha yüksek risk barındırdığı iddiasını güçlendirmek için kullanıldı.
Teknoloji devleri için kritik hafta
Dava, teknoloji şirketlerinin hukuki sorumluluğunun tartışıldığı kritik bir haftanın sonunda geldi. ABD’de hem Meta hem de Google, sosyal medya bağımlılığı ve çocuk güvenliği davalarında sorumlu bulunmuştu.
Bu davalar, internet platformlarını koruyan ve uzun yıllardır yürürlükte olan Section 230 düzenlemesini yeniden gündeme taşıdı. Söz konusu yasa, platformların üçüncü taraf içeriklerden sorumlu tutulmasını büyük ölçüde engelliyor. Ancak son kararlar, bu korumanın özellikle yapay zekâ çağında geçerliliğinin sorgulanmasına yol açtı.
Epstein Davası, Yapay Zekâ ve Yasal Sorumlulukları Yeniden Gündeme Taşıdı
Yasanın mimarlarından Ron Wyden, daha önce yaptığı açıklamada yapay zekâ sohbet botlarının mevcut yasal koruma kapsamına girmediğini ifade etmişti. Wyden’ın bu değerlendirmesi, son dönemde açılan dava ile birlikte yeniden gündemin merkezine yerleşti. Uzmanlara göre bu görüş, yapay zekâ sistemlerinin hukuki çerçevesinin nasıl tanımlanacağına ilişkin tartışmalarda belirleyici olabilir.
Öte yandan Google ile Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı cephesinden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmiş değil. Sessizlik sürerken, davanın ilerleyen aşamalarında yapılacak olası açıklamaların sürecin yönünü önemli ölçüde etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Açılan bu dava, yalnızca bir gizlilik ihlali iddiası olmanın ötesine geçerek, yapay zekâ teknolojilerinin hukuki statüsü ve büyük teknoloji şirketlerinin sorumluluk alanları konusunda küresel ölçekte yeni bir tartışma başlatabilir. Özellikle mağdurların korunması ile kamuoyunun bilgiye erişim hakkı arasındaki denge, önümüzdeki dönemde hem hukuk çevrelerinde hem de politika yapıcılar nezdinde daha yoğun şekilde ele alınacak gibi görünüyor.
Derleyen: Eda Azap Öztemel
Kaynak: Yıldırım, E. (2026, 27 Mart). Epstein Victims Sue Google, Claim AI Mode Exposed Personal Information. Gizmodo. https://gizmodo.com/epstein-victims-sue-google-claim-ai-mode-exposed-personal-information-2000739177



