Ekran bağımlılığını önlemek, tek bir uygulamayı silmekten ya da telefonu bir gecede yasaklamaktan daha fazlası. Evdeki bütün ekranlara birlikte çekilen küçük ayarlar, sandığımızdan büyük fark yaratabiliyor.
Pek çok anne-baba, “Keşke telefon/tablet hayatımıza hiç girmeseydi” cümlesiyle başlıyor söze. Ama gerçek şu: Ekran, bu çağın kalıcı parçası. Tartışma artık “olsa mı olmasa mı?” seviyesinden “nasıl, ne kadar ve ne amaçla?” seviyesine taşınmak zorunda. Çocuk ruh sağlığı uzmanları, ailelere tam da bu yüzden “sıfır ekran” hedefi koymak yerine, ev için sağlıklı bir ekran ekosistemi tasarlamayı öneriyor.
Bu ekosistemin en önemli özelliği, kuralların sadece çocuk için değil, evdeki herkes için geçerli olması. Yani mesele, çocuğun elindeki tableti “tehlikeli nesne” ilan etmek değil; evin tüm ekranlarını, birlikte yaşanır hale getirmek. Çünkü çocuk için en güçlü mesaj, duyduğu değil, gördüğü şey oluyor.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





