Ahtapotlar, Sinir Sistemlerini “Hackleyerek” Zor Koşullara Adapte Olabiliyor

Ahtapotlar, sinir sistemlerinin daha hassas özelliklerini radikal bir şekilde değişen sıcaklıklara karşı korumak için inanılmaz bir yol buldular.

Bu ilginç canlılar, çevre koşulları dalgalandığında, sinir hücrelerindeki kilit proteinleri hızla yeniden kodlayarak kritik nörolojik faaliyetlerin işlevsel kalmasını sağlayabiliyorlar. Bunu, bazı ahtapot ile mürekkep balığı türlerinde bulunan ve eşsiz bir yetenek olan RNA’larını anında düzenleme yöntemiyle yapıyorlar.

Bu alışılmadık, ancak etkili bir strateji gibi görünüyor ve bilim insanları, bunun kafadanbacaklılar dünyasında yaygın olarak benimsenebileceğine inanıyor.

Cell’de yayımlanan yeni araştırmanın kıdemli yazarı, Chicago Üniversitesi Deniz Biyolojisi Laboratuvarından deniz biyoloğu Joshua Rosenthal, “Genellikle genetik bilgimizin sabit olduğunu düşünürüz ancak çevre, proteinleri nasıl kodlayacağınızı etkileyebilir ve kafadanbacaklılarda bu büyük ölçekte gerçekleşir.” diyor.

“RNA yeniden kodlaması, organizmalara istedikleri zaman ve yerde çeşitli proteinleri ifade etme seçeneği sunar. Kafadanbacaklılarda yeniden kodlamanın çoğu, sinir sistemi işlevi için gerçekten önemli olan proteinler içindir, bu nedenle doğal soru şudur: Bunu fiziksel çevrelerindeki değişikliklere uyum sağlamak için mi kullanıyorlar?”

Hayatta kalmak için kendi genetik talimatlarımız değişebilir ancak bu, DNA’nın nesilden nesile değişmesiyle yavaşça gerçekleşme eğilimindedir. Genetik koddaki varyasyonlar, beynimizdeki sistemler ve yapısal destekler de dâhil olmak üzere vücudumuzu oluşturan proteinlerin nihai şeklini ve işlevini belirler.

Yine de DNA, proteinleri doğrudan yapmaz. Kimyasal olarak kodlanmış bu talimatlar hücrelerinizin çekirdeğinde kalır, haberci RNA (veya mRNA) adı verilen bir ara molekül aracılığıyla şablonlar üretilir ve bu moleküller, çekirdekten çevredeki yapışkan maddeye geçerek küçük “protein oluşturma makinelerini” besler.

Çoğu organizmada bu oldukça basittir; şablon bir kez yayımlandığında, RNA’da daha fazla değişiklik olmaz. Ancak kafadanbacaklılarda işler biraz farklı.

Deniz Biyoloji Laboratuvarı ve Saint Francis Üniversitesinden deniz biyoloğu Matthew Birk liderliğindeki bir araştırma ekibi, bir dizi deney yürüttü.

Denekleri, tüm genomu ilk kez 2005 yılında dizilenen ve genetik değişiklikleri anlamak için yararlı bir hayvan olan Kaliforniya iki noktalı ahtapotlarıydı (Octopus bimaculoides).

Araştırmacılar, bu ahtapotları 22 santigrat derece sıcak suya ya da 13 santigrat derece çok daha soğuk suya alıştırdıktan sonra genetik bilgilerini veri tabanı genomuyla karşılaştırdı. Özellikle bilinen 60.000’den fazla düzenleme bölgesine bakıldı ve bulunan şey oldukça şaşırtıcıydı.

Makalenin eş kıdemli yazarı Tel-Aviv Üniversitesinden fizikçi Eli Eisenberg, “Sıcaklığa duyarlı düzenleme, bölgelerimizin yaklaşık üçte birinde – 20.000’den fazla ayrı yerde – meydana geldi; yani bu orada ya da burada olan bir şey değil. Bu küresel bir fenomen.” diyor.

“Ancak bu durum eşit şekilde gerçekleşmiyor: Düzenlenen proteinler nöral proteinler olma eğiliminde ve sıcaklığa duyarlı olan neredeyse tüm bölgeler, soğukta daha yüksek oranda düzenleniyor.”

Dolayısıyla düzenleme, ılık sudan ziyade soğuğa alışmaya tepki olarak, özellikle soğuk sıcaklıklara duyarlı sinir proteinlerini etkiliyor gibi görünüyor. Ve ahtapot sinir sisteminin işlevi için kritik olan yapısal proteinlerin (kinesin ve sinaptotagmin) testleri, yapılan değişikliklerin işlevler üzerinde bir etkisi olacağını ortaya koydu.

Ekip ayrıca değişikliklerin ne kadar hızlı gerçekleştiğini de test etti. Bir ahtapotun tankının sıcaklığını 14 santigrat dereceden 24 santigrat dereceye veya tam tersine ayarlayarak sıcaklığı 20 saat boyunca 0,5 derecelik artışlarla yukarı veya aşağı ayarladılar. Sıcaklık değişimine başlamadan hemen önce, hemen sonra ve dört gün sonra her bir ahtapotta RNA düzenlemesinin kapsamını test ettiler.

Birk, “Bunun ne kadar hızlı gerçekleşebileceğine dair gerçek bir fikrimiz yoktu. Bir günden daha kısa bir süre içinde önemli değişiklikler görebiliyorduk ve dört gün içinde, bir ay sonra bulduğunuz yeni kararlı durum seviyelerindeydiler.”

Bu bulgular, kafadanbacaklı RNA düzenlemesinin en azından bir işlevinin, hayvanlar için tehlikeli olabilecek koşullara hızlı bir yanıt olduğunu gösteriyor. Bir tepkiye yol açabilecek başka çevresel değişkenler de var. Bunlar arasında düşük oksijen, kirlilik ve değişen sosyal koşullar yer alıyor.

Araştırmacılar, RNA düzenlemenin ahtapotlar ve mürekkep balıkları arasında çevreleri değiştikçe hayatta kalmak için oldukça yaygın bir strateji olduğundan şüpheleniyor ve bunun nasıl kullanıldığını daha ayrıntılı olarak araştırmayı planlıyor.

Derleyen: Görkem Süner

En Son

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Avatar Video Oyunu O Kadar İyi ki Filmlere Gerek Kalmayabilir

Avatar evreni uzun süredir sinema ile özdeşleşmiş olsa da, yeni video oyunu deneyimi bu dünyayı izlemekten çıkarıp doğrudan yaşanabilir bir gerçekliğe dönüştürerek filmlerin rolünü bile sorgulatıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.

Yılın En Aptalca Hack’i Çok Gerçek Bir Sorunu Ortaya Çıkardı

Silikon Vadisi’nde yaya geçidi butonlarının hacklenmesiyle ortaya çıkan tuhaf olay, ilk bakışta basit bir şaka gibi görünse de aslında modern şehirlerin siber güvenlik konusunda ne kadar savunmasız olduğunu gözler önüne serdi.

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.
Görkem Süner
Görkem Sünerhttp://dijitaliyidir.com
Yabancı dillere ve kitaplara olan düşkünlüğüyle yarı zamanlı bir turist, tam zamanlı bir okur. Küçüklüğünden beri bilim ve sanatın farklı dallarıyla ilgilenmiş biri olarak birden fazla ilgi alanında uzmanlaşmanın hayal olmadığı bir dünyada yaşamak istiyor. Görkem’in dijitaliyidir için sloganı “ dijital kullanışlı olduğu sürece iyidir” oldu.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

Project Hail Mary: NASA Bilimi Bilim Kurgunun Gerçek Sınırlarını Zorluyor mu?

*Project Hail Mary* ile yeniden gündeme gelen derin uzay yolculuğu ve NASA’nın gerçek bilimsel çalışmaları, bilim kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırın aslında ne kadar ince olduğunu bir kez daha tartışmaya açıyor.

Bu Ay İzleyebileceğiniz En İyi 10 Dizi

Dijital platformların içerik bombardımanına dönüştüğü günümüzde, gerçekten izlemeye değer dizileri seçmek her zamankinden daha zor hale gelirken, öne çıkan yapımlar izleyicilere güçlü ve unutulmaz deneyimler sunmayı başarıyor.