Ana SayfaBilimBeynimizin Sadece Yüzde 10'unu mu Kullanıyoruz?

Beynimizin Sadece Yüzde 10’unu mu Kullanıyoruz?

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Hollywood filmlerinde mutlaka görmüşsünüzdür. Tüm insanlar beyinlerinin sadece %10’unu kullanır. Başına bir iş gelen karakterin beyninin geri kalan kısmı faal hale gelir ve böylece karakter olağanüstü yetenekli hale gelir. Ama gerçek böyle mi?

İnsanların beyinlerinin %10’unu kullandığı fikri Hollywood’un en sevilen bilim kurgu hikâyelerine konu oldu. Bu filmlerde beyninin yalnızca %10’unu kullanan bir karakterin başına bir iş gelir ve bu sayede beyninin uykuda olan %90’ı “uyanan” kişi olağanüstü işler başarır.

Örneğin Limitless filminde bir tanıdığı kendisine zekâ artırıcı bir ilaç veren Bradley Cooper’ın karakteri bir gecede roman yazar. Lucy filminde benzer şekilde deneysel bir ilaca maruz kalan Scarlett Johansson’ın karakteri, diğer birçok zihinsel yetenek kazanmanın yanı sıra aşırı güçlü bir dövüş sanatları ustasına dönüşür.

Limitless filminde kırmızı ve mavi hap yok. Zihni geliştiren NZT-48 isimli bir ilaç var.

Halkın önemli bir kısmı da bu bilgiye inanıyor ve bilim kurgu filmlerindeki bu şablona aşina. 2013’te yapılan bir ankete katılan Amerikalıların yüzde 65’i “İnsanlar beyinlerinin yalnızca %10’unu kullanıyor.” ifadesine katılıyor. Ancak gerçek şu ki beynimizin tamamını kullanıyoruz.

Peki bunu nereden biliyoruz? Beyin hasarı aldığınızı düşünün. Beynimizin yalnızca %10’una ihtiyaç duysaydık beynimiz hasar aldığında hasar, çoğunlukla beynin hiçbir şey yapmayan kısımlarını etkileyeceğinden beyin hasarlarının çoğu önemli bir fark yaratmazdı. Varsayımı geçip doğal seçilimi düşünelim. Doğal seçilimin, insan vücudundaki işe yaramayan yapıların gelişimini engellediğini biliyoruz. Beynin ciddi miktarda enerji tükettiğini de biliyoruz. Eğer beynin %90’ı gerçekten işe yaramıyor olsaydı daha sağlam bir bağışıklık sistemi veya daha güçlü kaslar, işe yaramayan beyin dokusuyla dolu bir kafaya sahip olmaktan daha yararlı olurdu. Vücutlarına aldıkları kaynakları beyne yediren ilk insanlar, bu kaynakları hayatta kalmak için daha gerekli olan şeylere harcayanların ardında kalıp tarihten silinirdi.

Akıl ve mantıkla ulaştığımız sonuçlardan kesin delillere geçelim. Pozitron emisyon tomografisi (PET) ve fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) gibi görüntüleme teknikleri sayesinde doktorlar ve bilim insanları beyin aktivitesini gerçek zamanlı olarak görebiliyor. Bu araçlarla elde edilen veriler, beynin %10’dan çok daha fazlasının resimlere bakma gibi basit görünen işlerden okuma gibi görece daha karmaşık işlere kadar her türlü faaliyeti gerçekleştirmek için kullanıldığını açıkça gösteriyor. Bilim insanları beynin hiçbir şey yapmayan bir bölgesini bulamadı.

Peki beynimizin %90’ının işe yaramaz olduğuna nasıl inandık? Bu uydurma bilgi, zihinsel potansiyelimizin çoğunun kullanılmadığını öne süren ve 19. yüzyılda yaşamış psikolog William James’e atfedilir. Buna ek olarak bu kavramın büyük olasılıkla Amerikan kişisel gelişim endüstrisinden geldiği düşünülüyor. Bu endüstrideki en bilinen kitap olan ve 1936 yılında çıkan Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı’nın ön sözünde yazar Dale Carnegie, William James’den alıntı yaparak diyor ki: “Olmamız gerekene kıyasla sadece yarı uyanığız. Fiziksel ve zihinsel kaynaklarımızın sadece çok az bir kısmını kullanıyoruz.” Beynimizin yalnızca bir kısmını kullandığımız fikri, o zamandan beri “gurular”, New Age fikrine katılan Batılılar ve az bilgili senaristler tarafından kullanılagelmiştir.

Bu yanlış bilginin yayılmasının sebebi; bu ve buna benzer fikirlerin tekrarı, gerçek kapasitelerini kullansalar daha iyi işler yapabileceğini düşünen insanların kibri ve kısa yoldan dahi olabileceğini düşünen cahillerin inanışlarının bir karışımı gibi görünüyor. İnsanlar beyne takılan çipler veya zihinsel yetenekleri geliştiren gerçek ilaçlar geliştirmediği sürece bir işte iyi olmanın yolu o işe zaman ve emek vermekten geçecek.

Derleyen: İsa Arslan

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

OpenAI, Siber Güvenliğe Özel Yapay Zeka Modeli GPT-6 Cyber’ı Günler İçinde Tanıtacak

Fortune'un haberine göre OpenAI, günler içinde siber güvenliğe odaklanan yeni yapay zeka modeli GPT-6 Cyber'ı duyurmaya hazırlanıyor. Duyuru, Avustralya'da yaşanan bir yapay zeka ajanı ihlalinin gölgesinde ve artan denetim baskısının sürdüğü bir döneme denk geliyor.

Yıllar Sonra Ortaya Çıkan 5 Kayıp Film

Yıllarca kayıp filmler arasında sayılan bazı yapımlar, ahşap bir sandıktan, psikiyatri kurumundan, eski bir depodan ve imha edilmek üzere ayrılan film kutularından çıktı. Arşiv taramaları ve restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden bulunan bu yapımlar, sinema tarihindeki eksik parçaların yıllar sonra tamamlanmasını sağladı.

Huawei, Dünyanın İlk Optik SuperPoD’u Atlas 960E’yi Tanıttı

Huawei, Şangay'daki Huawei Connect 2026 konferansında dünyanın ilk optik ağ tabanlı süper kümesi Atlas 960E'yi duyurdu. Yapay zeka eğitimini hızlandırmayı hedefleyen sistem, Nvidia'ya karşı küresel çip yarışında şirketin en iddialı hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Microsoft Copilot’u “Süper Uygulamaya” Dönüştürdü: Kodlama ve Yapay Zeka Ajanları Bir Arada

Microsoft, Copilot uygulamasını Ev, Kod ve Autopilot sekmeleriyle yeniden tasarladı. Sohbet, ofis araçları, kod üretimi ve arka planda çalışan yapay zeka ajanlarını tek platformda birleştiren yenilik, şirketi Anthropic ve OpenAI'nin kurumsal pazardaki atağına karşı konumlandırıyor.

Buna benzer diğer içerikler

OpenAI, Siber Güvenliğe Özel Yapay Zeka Modeli GPT-6 Cyber’ı Günler İçinde Tanıtacak

Fortune'un haberine göre OpenAI, günler içinde siber güvenliğe odaklanan yeni yapay zeka modeli GPT-6 Cyber'ı duyurmaya hazırlanıyor. Duyuru, Avustralya'da yaşanan bir yapay zeka ajanı ihlalinin gölgesinde ve artan denetim baskısının sürdüğü bir döneme denk geliyor.

Yıllar Sonra Ortaya Çıkan 5 Kayıp Film

Yıllarca kayıp filmler arasında sayılan bazı yapımlar, ahşap bir sandıktan, psikiyatri kurumundan, eski bir depodan ve imha edilmek üzere ayrılan film kutularından çıktı. Arşiv taramaları ve restorasyon çalışmaları sayesinde yeniden bulunan bu yapımlar, sinema tarihindeki eksik parçaların yıllar sonra tamamlanmasını sağladı.

Huawei, Dünyanın İlk Optik SuperPoD’u Atlas 960E’yi Tanıttı

Huawei, Şangay'daki Huawei Connect 2026 konferansında dünyanın ilk optik ağ tabanlı süper kümesi Atlas 960E'yi duyurdu. Yapay zeka eğitimini hızlandırmayı hedefleyen sistem, Nvidia'ya karşı küresel çip yarışında şirketin en iddialı hamlelerinden biri olarak öne çıkıyor.