Ana Sayfa Blog Sayfa 997

Multiverse Genişliyor: Sermayesini Arttırıyor!

Hem insanları fırsatlarla buluşturmak hem de genel olarak çıraklık kavramını yaymak için bir platform oluşturan Multiverse adlı bir girişim, kendi işini genişletmek için büyük bir finansman turu duyurdu.

CEO ve kurucu ortak olan Birleşik Krallık eski Başbakanı Tony Blair’in oğlu Euan Blair bir röportajda, planın fonunu genişlemeye devam etmek için kullanılacağını söyledi. ABD’de dokuz şehirde faaliyet gösteren bu girişim, kendi iç pazarında ve teknolojisine yatırım yapmaya devam edecek.

Multiverse evreninde kapsanan işler, yazılım mühendislerinden veri analistlerine, profesyonel hizmetlere ve ilgili rollere kadar uzanıyor. Blair, çırakların yanı sıra koçları da içeren topluluğun şu anda 8.000 olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:  “Bu çıraklık özellikle yetişkinlerin üçte ikisinin üniversite diplomasına sahip olmadığı ancak işlerin %65’inin bir derece veya daha yüksek öğrenim nitelikleri gerektirdiği iş piyasalarında yer açmaya çalıştığı ABD gibi ülkelerde çok önemli.””

Dijital Varlıklar Asya’ya Doğru Genişliyor!

Accenture’ın yeni raporuna göre, Asya’daki yatırımcıların %73’ü, 2022’nin sonuna kadar bir tür dijital varlığa sahip olacak.

Accenture’ın geniş bölgedeki nüfusu nasıl araştırdığı veya yatırımcıları nasıl tanımladığı belirsiz. Ancak yatırımcılardan, kripto para birimleri gibi dijital varlıklara giderek artan bir ilgi söz konusu. Accenture’a göre Asya’daki bu yatırımcıların %52’si şu an dijital varlıklara sahip.

Kurumsal yatırımcılardan kripto tabanlı hizmetlere yönelik artan ihtiyaçları karşılamak için yeni girişimler mevcut. Bölgedeki en iyi finanse edilen kripto varlık yöneticilerinden biri olan Amber Group bunlardan biri. Amber Group girişimi şubat ayındaki fon toplama aşamasında 3 milyar dolarlık bir değere ulaştı ve bildirildiğine göre 10 milyar dolarlık yeni bir yatırım bekleniyor.

RockX şirketi kurucusu Zhuling Chen, Asya merkezli yatırımcıların kripto para madenciliği talebinin önümüzdeki yıllarda hızla artmasını bekliyordu. Birçok batılı kullanıcı da kripto para madenciliğine ilgiliydi. Bu, Asya bölgesinde daha yeni fark edilmeye başlandı. Artık bölgedeki kurumlar ve aile ofisleri uzun vadeli planlarına daha fazla kripto eklemek istediklerinden, kripto para madenciliği onlara yatırım fırsatları sunuyor.

Pokemon: Bir Devrin Sonu!

Pokémon Scarlet ve Pokémon Violet’in gelişi, markanın bir sonraki (d)evriminin habercisi.

Pokémon’un başlangıcından beri var olan ve Game Freak’in kurucularından olan Junichi Masuda, 1996’da piyasaya sürülen ilk oyunlar olan Pokémon Red ve Pokémon Green üzerinde çalışmış yaratıcı ekipten önemli bir isim. 2002’de Pokémon Ruby ve Pokémon Sapphire’de yönetmen olarak da hizmet verdi. Ancak 1 Haziran’da yönetici editör pozisyonundan ayrılıp Game Freak’ten animasyon ve ticaret kartlarından video oyunlarına kadar tüm markayı içine alan Pokémon Company’ye geçerek üst kademelerde yeni rolünü üstlenmesiyle Masuda’nın Pokémon serisiyle yakın ilişkisi sona ermiş görünüyor. Ancak markanın baş yaratıcılardan biri olarak derin bilgisini yeni hizmetler ve ürünler yaratmaya yardımcı olmak için kullanacağı kesin. Masuda’nın ayrılışı seri için çok önemli bir zamanda, serinin ilk açık dünya oyunu olan Pokémon Scarlet ve Pokémon Violet’in 18 Kasım’daki lansmanına sadece aylar kala gerçekleşti.

Masuda, Pokémon oyunları söz konusu olduğunda şüphesiz tek karar verici değildi ve yönetmen olarak son rolü Pokémon: Let’s Go, Pikachu! ve Pokémon: Let’s Go Eevee! gibi çevrim yapımlardaydı. Ancak özellikle içeriğini çağdaşlaştırma açısından değişimde yavaş kaldığını, hatta serinin 2020 yılına kadar büyük ölçüde statik olarak devam ettiğini biliyoruz. Öte yandan hayranlarının daha kapsamlı Pokémon içeriği istediği aşikar. İlk haftasında, Switch’te en hızlı satan oyunu olarak Pokémon Legends: Arceus 6,5 milyon kopya satmış ve satış rakamı 12 milyona ulaşmıştı. Scarlet ve Violet şimdiden serinin sınırlarını daha da zorlamaya hazır görünüyor. Oyun, bir ilk olarak dört oyunculu olmanın yanı sıra uzun süredir ihtiyaç duyulan genişletilmiş karakter özelleştirme seçeneklerini seride ilk kez sunuyor olacak.

2018’de Game Freak’teki genç neslin Pokemon’un gelişimini devralmasının önemli olduğunu söyleyen Masuda’ya gelince yeni işi için şimdiden büyük planları var: “İnsanları birbirine bağlamak, çevreyi genişletmek için elimden gelenin en iyisini yaparken oyun oynamak. Paylaşmamız için daha zengin bir dünya yaratmaya yardımcı olmak. Bununla birlikte dünyanın her yerindeki insanlara daha büyük sürprizler, eğlence ve heyecan sunmaya çalışarak video oyunlarının sınırlarını aşmayı umuyorum.”

Apple, Parolayı Tarihe mi Gömüyor?

Yıllardır bize daha güvenli, şifresiz bir gelecek sözü verildi ve görünen o ki 2022, aslında milyonlarca insanın şifrelerden uzaklaşmaya başladığı yıl olacak.

Apple; bu yılın sonbaharındaKİ “Dünya Çapında Geliştirici Konferansı”nda Mac, iPhone, iPad ve Apple TV’lerde parolasız oturum açmayı başlatacağını duyurdu. iOS 16 ve macOS Ventura ile parola kullanmak yerine “parola anahtarları” kullanarak web sitelerinde ve uygulamalarda oturum açılabilecek. Parolaların ortadan kaldırılmasına yönelik ilk büyük değişim!

Peki bu nasıl olacak? Apple’ın internet teknolojileri başkan yardımcısı Darin Adler’in, konferansta açıkladığı gibi, Touch ID veya Face ID kullanarak bir web sitesinde hesap oluştururken yeni dijital anahtarlar üretip eski parolalarınızın yerine bir “geçiş anahtarı” kullanabileceksiniz. Adler bunu şöyle açıkladı: “Bir geçiş anahtarı oluşturmak için, yalnızca Touch ID veya Face ID kullanarak kimlik doğrulaması yapın, işte bu kadar!”

Geçiş anahtarları, aynı web sitesine tekrar giriş yaptığınızda, bir parola yazmak yerine biyometrinizi kullanarak kim olduğunuzu kanıtlamanıza olanak tanıyor. Apple, iCloud’un anahtar zincirini kullanarak geçiş anahtarlarının cihazlarınız arasında senkronize edileceğini ve geçiş anahtarlarının sunucular yerine cihazlarda saklanacağını belirtti.

Parolasız bir sistemin, çoğu insanın çevrimiçi güvenliği için önemli bir adım olacağına inanılıyor. Parolalardan kurtulmanın, tahmin edilebilir şifreleri ortadan kaldırmanın yanı sıra, kimlik avını da azaltması bekleniyor.

Apple’ın “geçiş anahtarları” tamamen yeni değil. Şirket bunları ilk olarak 2021’deki konferansta detaylandırdı ve kısa bir süre sonra da test etmeye başladı. Parolaları ortadan kaldırmak isteyen sadece Apple da değil. Bir teknoloji endüstrisi grubu olan FIDO Alliance, neredeyse on yıldır parolaları ortadan kaldırmak için gereken temel standartlar üzerinde çalışıyor. Apple’ın Geçiş Anahtarları da şirketin bu standartları uygulaması sonucunda ortaya çıktı.

Son aylarda FIDO, parolanın tarihe karışmasını hızlandırmak adına bir dizi önemli adım attı. Mart ayında insanların cihazları arasında senkronize olan kriptografik anahtarları “çoklu cihaz FIDO kimlik bilgileri” veya “geçiş anahtarları” olarak adlandırarak saklamanın bir yolunu bulduğunu duyurdu. Mayıs ayında Apple, Microsoft ve Google, FIDO standartlarını desteklediklerini açıkladı. ABD Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı direktörü Jen Easterly’nin, standartların benimsenmesinin daha fazla insanı çevrim içi ortamda güvende tutacağını söylemesinin ardından, üç teknoloji devi, bunu önümüzdeki yıl boyunca kullanıma sunmaya başlayacaklarını söyledi. Microsoft hesap sahipleri, geçen yılın eylül ayından bu yana şifrelerini kaldırabiliyor ve Google, 2008’den beri şifresiz teknoloji üzerinde çalışmaya devam ediyor. FIDO Alliance’ın yönetici direktörü Andrew Shikiar, Apple’ın geçiş anahtarı teknolojisini kullanıma sunan ilk şirket olduğunu doğruladı ve bunun “bu yaklaşımın yakında dünya çapındaki tüketiciler için ne kadar somut olacağını” gösterdiğini belirtti.

Parolasız bir gelecek için başarı, gerçekte nasıl çalıştığına bağlı. Herhangi bir sisteme güven kazanmak için insanların sistemin nasıl çalıştığı konusunda bilgi sahibi olması gerek. Eğer kullanımı zahmetliyse insanlar zayıf ama kullanışlı şifreleri bir süre daha kullanmayı tercih edecektir.

Mobil Durum Raporu Şaşırttı: Düşüş Var!

Bir veya iki yıl öncesini düşünün. Küresel tüketicilerin dörtte üçünün 2025 yılına kadar internete erişmek için yalnızca akıllı telefonlarını kullanacağını tahmin eden yayıncılar, mobil kitlelere ulaşmak için çaba göstermeye başladı. Bugüne geri dönün, görünen resim tahmin edilenden çok daha karışık.

Semrush’un son raporu, Mobilin Durumu 2022: Mobilin Geleceğini Keşfetmek, mobil kullanımın pandemi sonrası geri dönüşünün başlangıçta beklendiği kadar güçlü olmayabileceğini gösterdi.

Mart 2022, Mayıs 2021’e göre %30 daha az mobil kullanıcı gördü. Bu, Covid ve evde kalma düzenlemelerine karşı ekonominin yeniden açılmasının, analistlerin ve uzmanların tahmin ettiği gibi, mobil kullanımın tam olarak geri dönüşüne yol açmayacağı anlamına geliyor. Buna, 2021 yılı boyunca iOS’ta büyük yükleme düşüşleri eşlik etti ek olarak 2021 Nisan ile 2022 Mart arasında alışveriş ve oyun uygulamalarına yönelik indirmeler %20 azaldı. Özellikle sağlık ve fitness türündeki en başarılı uygulamalar bile %5,4’lük bir düşüş gördü. Nisan 2020-Mart 2021 ve Nisan 2021-Mart 2022 istatistikleri karşılaştırıldığında en çok rağbet gören uygulama kategorilerinin hepsindeki yüklemelerde düşüş olduğu saptandı.

Apple’ın son iki raporu, iOS uygulama ekonomisinin ABD’de 2,2 milyondan fazla işi desteklediğini ve şirketin son iki yılda ABD’deki küçük geliştirici kazançlarında %118’lik bir artış olduğunu öne sürüyor.

Android tarafında işler o kadar da kötü görünmüyor. Oyunlar, olumsuz bölgedeki tek uygulama kategorisiydi. (Yıllık olarak indirmelerinin %3’ünü kaybetti.) Kategorilerin geri kalanı, yükleme sayılarını ortalama %13 artırarak olumlu sinyaller verdi.

Sosyal medya trafik oluşturmuyor.

Semrush’un 2022 Mobil Durum Raporu’nda öne çıkan bir diğer veri, sosyal medyanın mobil trafik oluşturma payının tüm önemli coğrafi bölgelerde %2’den düşük olduğudur. (Japonya hariç %3,2) Raporun yazarları ‘‘çoğu sosyal ağın, kullanıcıları platformlarında tutmaya çalıştığı ve kullanıcıları başka yerlere yönelmekten caydırdığı’’ sonucuna vardı.

Apple Store kullanıcıları için en çok yüklenen sosyal uygulama WhatsApp olurken Google Play kullanıcıları en çok TikTok’u tercih etti. iOS kullanıcıları genellikle Facebook ile ilgili uygulamaları -Facebook’un kendisi, WhatsApp ve Messenger listelerin başında yükledi ve Telegram ivme kazandı. Android’de Twitter da 2021-2022’de yeni bir yükselişe geçti.

Doğrudan trafik hâkim.

Semrush, mobil trafiğin tipik olarak doğrudan aramalardan kaynaklandığını ve trafik kaynaklarının küresel olarak büyük ölçüde benzer olduğunu ortaya koydu:


Mobil kullanıcılar genellikle siteleri yer imlerini kullanarak ziyaret ederler veya siteyi doğrudan arama sekmelerine girerler. Arama, kullanıcılar için bir sonraki en büyük kanal, dijital trafiğin üçüncü en popüler kaynağıdır. Tabii ki istisna olarak sıralanan bu üç ülkenin dışında: Amerika, Hindistan ve Meksika. Bu ülkelerde, arama üçüncü en büyük mobil trafik kanalıdır.

Çapraz çalışabilirlik anahtardır.

Raporun yazarları, mobil kullanım büyük bir darbe almış olsa da hâlâ dijital hakimiyetini sürdürdüğü sonucuna vardı.

Pandemi, kullanıcıların web davranışlarını değiştirerek mobil trafik payında sürekli bir düşüşe yol açtı. Ancak mobil penetrasyon* hala baskın güç, bu nedenle mobil öncelikli çabalar yine de kusursuz mobil deneyimlere yol açmalı.  (Mobil penetrasyon* bir pazardaki mobil cihaz kullanıcısı sayısının nüfusa oranlanması ile bulunan orandır.)

Twitter Circle: Özel Tweetler Çok Yakında!

Twitter, Circle özelliğini bu ayın başlarında sınırlı bir grupla test etmeye başladı ve şimdi daha fazla kullanıcıya (Android Police aracılığıyla) yayılmaya başlıyor.

Bu özellik, kullanıcıların Twitter’ın tamamı yerine belirli bir grup insana tweet göndermesine izin verdiği için Instagram’ın yakın arkadaşlar özelliğine çok benziyor.

Şu anda kaç kişinin Circle’a erişimi olduğu belli değil. Görünüşe göre kullanıcıların çoğu, tweet oluşturmaya başladıklarında özelliğin açıldığını görüyor. Bazı kullanıcılar hala erişime sahip olmadıklarını bildiriyor. Twitter sözcüsü Joseph Nunez, “Şu anda iOS, Android ve Web’de bir grup insanla Twitter Circle’ı küresel olarak test ediyoruz. Geri bildirim toplamaya devam ettiğimiz için özellik henüz herkese yaygın olarak sunulmadı.” diye açıklama yaptı.

Twitter Circle’a erişiminiz olup olmadığını kontrol etmek için Twitter uygulamanızı güncelleyin veya bir web tarayıcısından Twitter’a girin. Bir tweet’i oluşturmaya başladığınızda, en üstte “herkes” yazan bir açılır menü göreceksiniz. Buradan, tweet’inizi belirli bir hedef kitleyle sınırlamak için Twitter Circle’ı seçebilir ve Circle’ınıza kişi eklemek veya çıkarmak için “düzenle”ye basabilirsiniz. Twitter, kullanıcıları Circle’ınıza eklediğinizde veya çıkardığınızda kullanıcıları bilgilendirmez.

Sizi takip etseler de etmeseler de Circle’a en fazla 150 kullanıcı ekleyebilirsiniz. Circle’da kullanıcılar, yalnızca Circle’a özel tweet’lere eklenmiş olan bir not görecek: “Yalnızca @[kullanıcı adınız]’ın Twitter Circle’daki kişiler bu tweet’i görebilir.” Circle’a tweet atmak neredeyse özel bir hesaba sahip olmak gibidir, tüm profilinize erişimi sınırlamak yerine yalnızca belirli tweet’leri özelleştirir.

Circle’daki kişiler, gönderdiğiniz hiçbir şeyi retweet’leyemez ancak yine de ekran görüntüsünü alabilir ve tweet’lerinizi indirebilir. Tweet’lerinizi daha küçük bir kitleye gönderiyor olsanız bile Twitter’ın topluluk yönergelerinin hala geçerli olduğunu unutmamak da önemli.

Instagram’dan Yeni Tepki Seçeneği: Kendi Avatarınızı Kullanın!

Meta’nın metaverse itmesinin önemli bir unsuru, dijital avatarların daha fazla şekilde kullanılması. Çünkü bu sanal temsilleri her açıdan daha alışılmış etkileşim araçlarına dönüştürmekte.

Bu açıdan ana platform VR’dir ve kullanıcılar tamamen sürükleyici alanlarda karikatürize görünüşleri aracılığıyla etkileşime girerler. Ancak Meta, VR olmayan kullanıcıların da aynı şekilde etkileşime girmelerini sağlamak istiyor.

Bunu yapmak için Meta’nın avatarlarını daha ilgi çekici ve daha özelleştirilebilir hale getirmesi gerekiyor. Bu, Facebook, Messenger ve Instagram’daki çıkartmalarda 3D avatarların uygulanmasıyla zaten yapılıyor.

Ve şimdi Meta bir sonraki adımlarını atıyor. Bazı kullanıcılara artık avatarlarını İnstagram hikayelerine tepki olarak gönderebileceği bir seçenek sunuyor.

Pururaj Dutta kullanıcısı tarafından paylaşılan bu örnekte de görebileceğiniz gibi, bazı kullanıcılar artık hikayelerde ‘Emoji’ veya ‘Avatar’ tepkilerini kullanmak için yeni bir seçenek görüyor. Eğer ‘Avatar’ seçeneğine dokunursanız karakterinizi kullanarak size bir dizi özel çıkartma yanıtı sunulacak. Henüz avatarınızı oluşturmadıysanız sizi özel avatar karakterinizi oluşturmaya yönlendirilecek.

Bu adım, daha fazla kullanıcının özel karakterler oluşturmasını sağlamanın başka bir yolu. Bu gelişim, Meta’nın bu tasvirlere bakış açısıyla daha yaygın, alışılmış bir katılım davranışına dönüştürmek için daha geniş çabasının bir parçası.

Bu yenilik daha sonra bir dizi genişletilmiş uygulamaya daha sahip olacak.

Bu gelişmelerde sanal dünyalar veya Meta evren içinde etkileşim kurmak ana itici güçtür ancak özel dijital karakterlerin daha geniş bir şekilde uygulanması, Meta’nın gelişen alanlarında sanal ögeler satması için yeni fırsatlar sağlayacak.

Örneğin Snapchat, Bitmoji avatar karakterleri için kullanıcıların avatarlarını Adidas, Nike ve diğer tanınmış markalarda giydirmelerini sağlayan bir dizi kurumsal sponsorlu ögeye zaten sahip.

Şu anda karakterinizi dijital kıyafet varyasyonlarında giydirmenin hiçbir maliyeti yok ancak avatar kullanımının nihai genişlemesi ile özel eşyalara ve kişiselleştirmelere talep artacağı için platformlar ücret isteyebilecek. Bu sayede kullanıcılar sanal alemde daha benzersiz ve karmaşık varyasyonlarıyla bir prestij seviyesi kazanabilecek.

Adınız Ay’ın Etrafında Yolculuğa Çıksın!

NASA’nın merakla beklenen Artemis I görevinin bir parçası olmak ister misiniz?

Ne yazık ki bu son dakika çağrısı, sıradan insanları Ay’ın yörüngesinde Orion uzay aracıyla ömre bedel bir yolculuğa çıkarmak için yapılmadı. Yine de adınızı Orion’la uzayı turlayacak bir flash belleğe yazdırmak kayda değer bir fırsat.

NASA, Mart’ta bu test uçuşunun planını açıkladığından beri yaklaşık 3 milyon kişi başvuruda bulundu. Henüz başvurmadıysanız bu hafta adınızı yazdırmak için son şansınız.

Adınızı uzaya göndermek için yapmanız gereken şey NASA’nın web sitesini ziyaret ederek adınızı ve daha sonra kullanacağınız bir PIN kodunu girmek.

Kaydınızı tamamladığınız zaman, adınızın, uçuş detaylarınızın ve bir QR kodunun bulunduğu dijital biniş kartına sahip olacaksınız. QR kodunu okutursanız sizi NASA’nın Sanal Konuk Programına katılabileceğiniz bir davete yönlendirecek. Böylelikle NASA tarafından düzenlenen lansmanlara ve diğer özel etkinliklere sanal olarak katılma şansınız olacak.

Uzay ajansının Artemis I görevi, Space Launch System (SLS) roketinin ve Orion uzay aracının ilk mürettebatsız test uçuşu olacak. Roket şu anda Kennedy Uzay Merkezindeki fırlatma rampasında, son yer tabanlı testlerinin bu ayın sonuna kadar tamamlanmasını bekliyor. Her şey yolunda giderse, Artemis I görevinin bu yaz gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Bunu takiben; Artemis II görevinde, Orion uzay aracı, bu sefer mürettebatla, aynı yolculuğu tekrarlayacak. Artemis III görevi ise muhtemelen 2025 gibi erken bir tarihte, ay yüzeyine ilk kadını ve ilk beyaz olmayan insanı çıkarmak için yapılacak.

AB’de Büyük Değişim: Cihazlara USB-C Zorunluluğu!

Avrupa Birliği milletvekillerinin anlaşmaya vardığı yeni yasal düzenlemede gelecekte piyasada olacak tüm akıllı telefonlar USB-C girişine sahip olacak.

iPhone’ları da kapsayacak bu düzenlemenin, 2024 sonbaharına kadar yürürlüğe girmesi bekleniyor. Yasa, tabletler, dijital kameralar, kulaklıklar, taşınabilir oyun konsolları ve e-okuyucular dahil olmak üzere diğer elektronik cihazlar için de geçerli olacak. Bu zorunluluk dizüstü bilgisayarlara ise daha ileri bir tarihte gelecek.

Yasa on yıldan fazla bir süredir geliştirilmekteydi. AB organları arasındaki sayısız müzakerelerin ardından ancak dün sabah bir anlaşmaya varıldı.

Avrupa Parlamentosu sözcüsü Alex Agius Saliba’nın basın açıklamasında “Bugün ortak şarj cihazı hayalini Avrupa’da gerçekleştirmiş olduk. Avrupalı ​​tüketiciler, her yeni cihazla birlikte gelen şarj cihazlarının bir kenarda birikmesinden usanmış durumda. Artık tüm taşınabilir elektronik cihazlar için tek bir şarj cihazı kullanabilecekler.” ifadesinde bulundu. Yasa, gelecekteki kablosuz şarj cihazlarını ele alan ve hızlı şarj standartlarını uyumlu hale getirmek için tasarlanan hükümler de içeriyor.

Yasanın bu yıl içinde AB Parlamentosu ve Konseyi tarafından onaylanması gerekiyor. Fakat bu durum formaliteden ibaret gibi görünüyor. Avrupa Parlamentosu yaptığı basın açıklamasında, yasanın 2024 sonbaharına kadar yürürlüğe gireceğini açıkça belirtti.

Ortak bir şarj cihazı üzerinde anlaşılması, AB’nin hem elektronik atıkları azaltma hem de tüketiciler için hayatı kolaylaştırma girişimi olarak karşımıza çıkıyor. Tüketici halihazırda uygun aksesuarlara sahip olacağı için gelecekte telefon ve benzeri cihazların kutusunda yeni bir şarj cihazının gerekmeyeceği umuluyor. AB, yasanın tüketicilere gereksiz şarj cihazı alımlarında yılda 250 milyon Euro tasarruf sağlayabileceğini ve yılda yaklaşık 11.000 ton elektronik atığın azaltabileceğini tahmin ediyor.

Anlaşma, hâlâ USB-C yerine tescilli bir bağlantı noktası kullanan tek büyük akıllı telefon üreticisi olan Apple üzerinde en büyük etkiye sahip olacak.

AB’nin iç pazarından sorumlu komisyon üyesi Thierry Breton, bir basın toplantısında AB’nin özellikle Apple’ı hedef alıp almadığı sorulduğunda, durumun böyle olmadığını belirtti. Breton açıklamasında “Kural herkes için geçerlidir. Kimseye karşı benimsenmedi. Şirketler için değil tüketiciler için çalışıyoruz. Şirketlere kurallar koymak zorundayız, iç pazara girebilmek için açık ve net kurallar.”

Sözcü Saliba şunları ekledi: “Bu iki yıllık sürede, Apple ürünlerini iç pazarımızda satmak istiyorsa kurallarımıza uyması ve cihazlarının USB-C olması gerekecek.”

Match Group, Tinder’a 441 Milyon Dolar Ödeyecek

Match Group, Tinder’ın kurucu ortaklarına ve orijinal ekibine, Match Group’un özsermaye olarak milyarlarca dolar ödememek için girişimi kasıtlı olarak düşük değerlendirdiği iddiaları üzerine yıllarca süren bir davayı çözmek için 441 milyon dolar ödeyecek. Anlaşma, Tinder kurucu ortağı ve eski CEO Sean Rad dahil olmak üzere davacıların ve IAC başkanı ve kurucusu Barry Diller dahil olmak üzere savunmanın ifadesini içeren New York Yüksek Mahkemesinde davanın başlamasından birkaç hafta sonra geldi. (IAC geçen yıla kadar Match Group’un sahibiydi.)

Davacılar başlangıçta 2 milyar dolarlık bir ödeme talep ediyorlardı. Davayı ilk olarak 2018’de, Match Group’un Tinder’ı flört uygulaması portföyüne birleştirmesinden bir yıl sonra açtılar ve davacıların almayı umdukları ve almayı planladıkları Tinder hissesi yerine Match hissesi almasına neden oldu. Hem davacıların hukuk ekibi hem de Match Group, anlaşma hakkında başka bir yorumda bulunmadı.

Duruşma karışık geçti – dört davacı bir tahkim anlaşması kapsamında olduklarını fark ettikten sonra davayı bıraktı ve davanın çoğu Başlangıçta cinsel saldırı iddiası etrafında dönüyordu. Tinder’ın eski pazarlama ve iletişim başkan yardımcısı Rosette Pambakian, eski Tinder ve Match Group CEO’su Greg Blatt’ın bir şirket tatil partisinde kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu iddia etti. Blatt o zamandan beri ona ve Rad’e hakaretten dava açtı. O dava sürüyor.