Uluslararası bir gezegen bilimci ekibinin 25 Eylül’de Science Advances dergisinde yayımladığı iki çalışma, Satürn’ün buzlu uydusu Enceladus’a bakışı değiştirebilir. Laboratuvarda yeniden kurulan uydu okyanusunda Dünya kaynaklı bir mikroorganizma yaşamını sürdürdü; ikinci çalışma ise uydunun buz püskürtmelerinin yaşam izlerini tespit etmeyi kolaylaştırabileceğini ortaya koydu.
Simüle edilen okyanusta yaşayan mikrop
Münih Ludwig-Maximilians Üniversitesi’ndeki bilim insanları, Freie Universität Berlin’den Frank Postberg ve Nozair Khawaja’nın katkılarıyla Enceladus’un yeraltı okyanusunu laboratuvarda yeniden oluşturdu. Uydunun yüksek alkali ortamını taklit etmek için suya tuzlar, karbonatlar ve toz haline getirilmiş kaya eklendi. Ardından Dünya’daki derin deniz hidrotermal bacalarında yaşayan, metan üreten Methanothermococcus okinawensis bu karışıma bırakıldı.
Bu mikrop oksijene de güneş ışığına da ihtiyaç duymuyor; hidrojen ve karbondioksitle besleniyor. Sonuç araştırmacıları şaşırttı: Mikroorganizmalar hayatta kalmakla yetinmedi, su ile kaya arasındaki reaksiyonlardan çıkan hidrojeni kullanarak metan üretti ve çok düşük karbondioksit düzeylerine bile uyum sağladı. Khawaja bu sonucun ekip için büyük bir sürpriz olduğunu söyledi.
Enceladus “numune hazırlığını” kendisi yapıyor
Postberg’in yönettiği ikinci çalışma, NASA’nın Cassini uzay aracının Satürn’ün E halkasında topladığı 961 tuz bakımından zengin buz tanesini inceledi. Beklenenin aksine, taneler tek tip bir okyanus karışımı taşımıyordu. Kimileri sodyum klorür bakımından zenginken, kimileri karbonat, fosfat ya da potasyum tuzları ağırlıklıydı.
Tokyo Bilim Enstitüsü’ndeki dondurma deneyleri bunun nedenini açıkladı. Okyanus damlacıkları buzlu bacalarda ilerlerken yavaş yavaş donduğunda farklı tuzlar birbirinden ayrışıyor. Saatte 1.000 kilometreye varan hızlarla baca duvarlarına çarpan bu damlacıklar, her biri tek bir bileşiği yoğunlaştıran parçacıklara dönüşüyor. Postberg’e göre Enceladus, Dünya’daki kimya laboratuvarlarında büyük emek isteyen numune hazırlama işinin çoğunu kendiliğinden yapıyor.
Gelecekteki görevler için ne anlama geliyor?
Bulgular, ESA’nın Enceladus’a yönelik planlanan L4 görevi gibi projeler için doğrudan önem taşıyor. Okyanusta mikrobiyal madde varsa, aynı donma ve parçalanma süreci biyolojik izleri tek tek buz tanelerinde yoğunlaştırabilir ve mevcut cihaz teknolojisiyle görünür kılabilir.
Yine de temkinli olmak gerekiyor. UC Riverside’dan ortak yazar Fabian Klenner, yaşamın moleküler imzalarının varsa yalnızca birkaç tanede bulunabileceğini hatırlatıyor. Bu nedenle gelecekteki bir uzay aracının tam olarak bu taneleri yakalaması gerekecek.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol




