Hürmüz Boğazı’ndaki kapanmanın sürmesi ve İran’a yönelik yeni yaptırım beklentisi, küresel petrol piyasasında arz kaygılarını artırıyor. Citi analizine göre küresel petrol stokları şubat-ağustos döneminde günde yaklaşık 3 milyon varil azalırken, özellikle dizel piyasasında baskı büyüyor.
Detaylar Haberimizde
Küresel petrol piyasasında Hürmüz Boğazı kaynaklı belirsizlik devam ediyor. Bölgedeki geçişlerin kesintiye uğraması, petrol arzı ve rafine ürün tedariki üzerindeki baskıyı artırdı. Brent petrol son bir haftada yüzde 6’nın üzerinde yükselirken, yeni ABD yaptırımları ve diplomatik temaslardaki tıkanma krizin çözümüne ilişkin beklentileri zayıflatıyor.
Petrol Stoklarında 519 Milyon Varillik Azalma
Citi analistleri, şubat ile ağustos arasında gözlemlenen küresel petrol stoklarının günlük yaklaşık 3 milyon varil hızla azaldığını belirtti. Bu eğilim, toplamda yaklaşık 519 milyon varillik stok düşüşüne işaret ediyor. Mevcut hızın korunması hâlinde OECD ülkelerindeki petrol stoklarının 2027 sonuna kadar yaklaşık 70 günlük arz karşılama seviyesine gerileyebileceği hesaplanıyor.
Bu seviye, petrol piyasasının arz şoklarına karşı daha hassas hâle gelmesi anlamına geliyor. Stokların azalması, üretim veya lojistikte yaşanabilecek yeni aksaklıkların petrol ve akaryakıt fiyatlarına daha hızlı yansıması riskini taşıyor. Özellikle Asya’daki büyük petrol ithalatçılarının stratejik rezervlerini kullanması, piyasadaki fiziksel arz sıkışıklığını daha görünür hâle getiriyor.
Dizel Fiyatları ve Rafineri Marjları Yükseliyor
Citi’ye göre petrol stoklarındaki genel düşüş, rafine ürün piyasalarında daha güçlü bir baskı yaratıyor. Özellikle dizel tedarikinde sıkışma yaşanıyor. ABD’de toptan dizel fiyatlarının WTI ham petrolüne göre varil başına 100 doların üzerinde prim yaptığı belirtiliyor. Bu durum, taşımacılık, lojistik, sanayi ve tarım gibi dizel kullanımının yoğun olduğu sektörler için maliyet riskini artırıyor.
Rafineri marjlarının yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 350 arttığı ifade ediliyor. Yüksek marjlar, rafinerilerin dizel ve diğer orta distilat ürünlerine yönelik talebi karşılamaya çalıştığını gösteriyor. Ancak ham petrol sevkiyatlarındaki belirsizlik sürerse rafineri kapasitesindeki artışın fiyat baskısını tek başına azaltması zorlaşabilir. Piyasa, petrol arzından çok ürün bazlı erişilebilirlik sorununa odaklanıyor.
Hürmüz Boğazı, Yaptırımlar ve Diplomasi Belirsizliği
İran, haziranda ABD saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nı resmen kapattığını açıklamıştı. Tahran, deniz yolunun yeniden açılması için ABD’nin askeri faaliyetlerini durdurması, bölgedeki deniz gücünü çekmesi, yaptırımları kaldırması ve savaş hasarları için tazminat ödemesi gibi koşullar öne sürüyor. ABD’nin İran’a yönelik yeni ekonomik yaptırımları açıklamaya hazırlandığı belirtiliyor.
Bu gelişmeler, kısa vadede diplomatik çözüm olasılığını zayıflatıyor. Citi’nin temel senaryosu, bir anlaşmaya varılması ve Hürmüz Boğazı’nın yılın dördüncü çeyreğinde yeniden açılması yönünde. Bu senaryoda Brent petrolün 2027’de yeniden varil başına 60 dolar seviyesine yaklaşabileceği öngörülüyor. Ancak boğazın kapalı kalması, küresel enerji tedarik zinciri, deniz taşımacılığı ve petrol fiyatları üzerindeki riskleri artırmayı sürdürüyor.
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol




