Bu hafta Google, internetin otuz yıllık alışkanlığını rafa kaldırdı: Arama artık bir bağlantı listesi değil, yapay zekânın yazdığı bir cevap sayfası. Kullanıcı için pratik bir yenilik gibi görünen bu karar, dijital yayıncılık için varoluşsal bir sorunun fitilini ateşliyor: Okur cevabı arama sayfasında bulup siteye hiç uğramazsa, o cevabın kaynağı olan içeriği kim, neden üretecek?
Bu haftaki [PazarEki] dosyamızda yayıncılığın trafik krizini dört pencereden inceliyoruz. İlk bölümde, bugüne nasıl geldiğimizin hikâyesi var.
İnternetin yazılı olmayan bir sözleşmesi vardı. Yayıncılar içerik üretir, arama motoru bu içeriği tarar ve dizinler; karşılığında arama sonuçlarından yayıncılara ziyaretçi gönderirdi. Yayıncı bu ziyaretçiyi reklam, abonelik veya satışla gelire çevirir, kazandığıyla yeni içerik üretirdi. Herkes kazanırdı: Kullanıcı bilgiye, arama motoru reklam gelirine, yayıncı okura kavuşurdu. Açık internetin çeyrek asırlık ekonomisi bu basit döngünün üzerine kuruldu.
DİJİTALİYİDİR ÜYELİĞİ
Bu içeriğin devamını okumak için üye olun.
Ücretsiz üye olarak tüm yazıları okuyabilirsiniz.
Zaten üye misiniz? Giriş yapın
Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol





