5 Kasım 2026, Perşembe

Çığır Açan Gen Tedavisi: Orak Hücre ve Talasemi Hastalarında Yüzde 100 Remisyon

Şangay merkezli CorrectSequence Therapeutics'in geliştirdiği baz düzenleme tedavisi, dört kıtadan 30'dan fazla orak hücre ve talasemi hastasında tam remisyon sağladı. Cell Stem Cell'de yayımlanan sonuçlar, CRISPR'a alternatif "tBE" teknolojisinin öne çıktığını gösteriyor.

Görsel: News-Medical.net
Görsel: News-Medical.net

Çin merkezli biyoteknoloji şirketi CorrectSequence Therapeutics’in geliştirdiği yeni nesil gen düzenleme tedavisi, dünya çapında dikkat çekiyor. 7 Eylül’de Cell Stem Cell dergisinde yayımlanan klinik verilere göre, Nijerya’dan Pakistan’a dört farklı ülkeden 30’u aşkın orak hücre hastalığı ve beta-talasemi hastası, tedavi sonrası transfüzyon ihtiyacından tamamen kurtuldu ya da ağrılı krizler geçirmeden yaşamaya başladı.

tBE Teknolojisi CRISPR’dan Nasıl Farklılaşıyor?

Tedavinin temelinde CorrectSequence’ın tescilli “transformatör Baz Editörü” (tBE) teknolojisi yer alıyor. Geleneksel CRISPR-Cas9 ve Cas12a sistemleri DNA’nın çift sarmalını keserek düzenleme yapar; bu da kromozomal yeniden düzenlenmelere, büyük gen kayıplarına ve tümör baskılayıcı p53 geninin istenmeyen şekilde aktifleşmesine yol açabilir. tBE ise çift sarmalı kesmeden, çift rehber RNA tabanlı bir “kilit-anahtar” mekanizmasıyla yalnızca hedeflenen tek bir DNA bazını dönüştürüyor. Şirket, tedavi edilen hiçbir hastada hedef dışı mutasyona rastlanmadığını açıkladı. Ayrıca orak hücre hastalığı denemelerinde nötrofil tutunması Cas9’da 27, Cas12a’da 23 gün sürerken, tBE ile bu süre yalnızca 13 güne indi.

Hastalardan Gelen Somut Sonuçlar

Çalışmanın öne çıkan vakalarından biri, tedavi öncesinde yılda dörtten fazla ağrılı vazooklüzif kriz geçiren 21 yaşındaki Nijeryalı bir orak hücre hastasıydı. Tedaviden sadece üç ay sonra hastanın toplam hemoglobin düzeyi 7,7’den 12,9 gram/desilitreye yükseldi ve 15,5 aylık takip boyunca hiç kriz yaşanmadı. Yaşları 3 ile 29 arasında değişen üç beta-talasemi hastası ise ortanca 17,5 aylık takip süresinde kalıcı olarak transfüzyona ihtiyaç duymadan yaşamaya başladı. Araştırmacılar, tBE tedavisinin fetal hemoglobin düzeyini toplam hemoglobinin yüzde 60’ının üzerinde tutarken, nükleaz temelli tedavilerde bu oranın yüzde 50’nin altında kaldığını vurguluyor. Bu fark, tedavinin uzun vadeli etkinliği açısından kritik kabul ediliyor.

Sıradaki Hedef: Kalp ve Metabolik Hastalıklar

CS-101 adı verilen öncü tedavi, ilk kez Ekim 2023’te bir hastaya uygulanmış ve o zamandan bu yana Faz 1 aşamasını tamamlayarak pivotal çalışmalara geçmişti. Nisan ayında Nature dergisinde yayımlanan önceki bulgular, transfüzyona bağımlı beş Çinli beta-talasemi hastasının tek bir CS-101 infüzyonuyla tedavi ihtiyacından kurtulduğunu göstermişti. Yeni çalışma, aynı yaklaşımın farklı coğrafyalardan ve farklı genetik yapılardan hastalarda da işe yaradığını kanıtlıyor. CorrectSequence’ın kurucusu ve ShanghaiTech Üniversitesi Gen Düzenleme Merkezi direktörü Prof. Chen Jia, bu sonuçların tBE teknolojisinin laboratuvardan küresel klinik uygulamaya geçiş sürecini tamamladığını belirtti. Şirket şimdi tBE platformunu ailesel şilomikronemi sendromu ve aterosklerotik kalp hastalığı gibi metabolik ve kardiyovasküler rahatsızlıklara genişletmeyi planlıyor.

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

İlgili Haberler

Sağlık →
Ücretsiz üye olunAyda 3 özel içerik, kredi kartı gerekmez
ÜYE OL