Ana SayfaOyun DünyasıThe Witcher, Unreal Engine 5 Teknolojisiyle Geri Dönüyor

The Witcher, Unreal Engine 5 Teknolojisiyle Geri Dönüyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

CD Projekt Red, oyun geliştiricisi Fool’s Theory ile The Witcher’ı, Unreal Engine 5 kullanarak yeniden geliştireceğini duyurdu. Remake, şirketin bu ayın başlarında duyurduğu ve Canis Majoris kod adıyla bilinen beş yeni oyundan biri. The Witcher Remake, şirketin sıfırdan yeniden inşa edileceğini ve geliştirmenin erken aşamalarında olduğunu söylediği tam anlamıyla yepyeni bir yapım olacak.

Şirket, muhtemelen Cyberpunk 2077’nin yaşattığı hayal kırıklığının neticesiyle, duyurusunun bir parçası olarak “Bunu doğru yapmak istiyoruz, bu yüzden lütfen sabırlı olun – daha fazla ayrıntı paylaşmak için zamana ihtiyacımız olacak.” ifadesinde bulundu.

CD Projekt Red Stüdyo Başkanı Adam Badowski duyuru yazısında, “The Witcher bizim için, CD Projekt Red için, her şeyin başladığı yer. Şimdiye kadar yaptığımız ilk oyundu ve o zaman bizim için büyük bir andı. Bu ana geri dönmek ve oyunu gelecek nesil oyuncuların deneyimleyebilmesi için yeniden inşa etmek, daha önemli olmasa da aynı derecede önemli hissettiriyor” dedi.

“Projede Fool’s Theory ile iş birliği yapmak, daha önce The Witcher oyunlarında yer alan insanlarla olduğu kadar heyecan verici. Kaynak materyali iyi biliyorlar, oyuncuların yeniden yapılanmayı ne kadar çok beklediklerini biliyorlar, inanılmaz ve iddialı oyunların nasıl yapılacağını biliyorlar. Oyun hakkında ve oyundan daha fazlasını paylaşmaya hazır olmamız biraz zaman alacak olsa da beklemeye değeceğini biliyorum.”

Canis Majoris, CD Projekt’in yaklaşan listesindeki en ilgi çekici duyurulardan biriydi ve geliştiricinin ilk kez üçüncü taraf bir geliştiriciyle çalışacağını gösterdi. Hayranlar bunun hangi geliştirici olduğunu öğrenmek için çok uğraşmıştı ancak daha önce Fool’s Theory’yi bir tahmin olarak görmemiştik.

2015 yılında kurulan ve eski CD Projekt Red çalışanlarını da bünyesinde barındıran Fool’s Theory, daha önce Baldur’s Gate III, Hellblade: Senua’s Sacrifice ve Outriders gibi çeşitli projelere katkıda bulunan Polonyalı bir stüdyo. Fool’s Theory ayrıca 11-Bit Studios (Frostpunk ve This War of Mine ile tanıdığımız) ile ortaklaşa yapılan yeni bir IP olan Vitriol kod adlı bir proje üzerinde çalışıyor.

2007’de piyasaya sürülen The Witcher, CD Projekt Red’in ilk oyunuydu ve haleflerinden daha az rafine olsa da şimdi zirvede olan RPG serisinin nasıl bir tonda yapılacağını tanımlayacak çok sayıda bilgi ve sistem ortaya koydu. Orijinal oyunun çıkışının 15. yıl dönümünde duyurulan Remake’ten oldukça umutlu olduğumuzu söyleyebiliriz.

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?