Gen Z’nin Araştırmalarda Yer Almama Endişesi: Genç Yetişkinler Tıbbi Deneylerin Gölgesinde

İngiltere’de 18-24 yaş aralığındaki genç yetişkinlerin yalnızca %4,4’ünün tıbbi araştırmalara katıldığı ortaya çıktı. Bu durum, geleceğin sağlık tedavilerinin gençlerin özel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalma riski taşıdığını uzmanlar uyarıyor.

Detaylar haberimizde…

Tıbbi araştırma ve klinik denemeler, sağlık hizmetlerinin ilerlemesinde kritik bir rol oynuyor. Ancak National Institute for Health and Care Research (NIHR) verilerine göre, İngiltere’de genç yetişkinler—özellikle 18-24 yaş aralığındaki bireyler—araştırmalara katılımda ciddi şekilde düşük kalıyor. Gen Z olarak adlandırılan bu grup, nüfusun yaklaşık %8’ini oluşturmasına rağmen katılımcıların yalnızca %4,4’ünü temsil ediyor. Uzmanlar bu durumu, gençlerin “her zaman daha az riskte” görülmesinin bir sonucu olarak görülürken, bu katılım eksikliğinin uzun vadede hem fiziksel hem de zihinsel sağlık açısından önemli sonuçları olabileceğini söylüyor.

Gençlerin Az Katılımının Boyutları

NIHR’nin 2021 Nisan – 2024 Mart dönemini kapsayan verilerine göre, 18-24 yaş grubunda toplam 32 879 kişi, 5 042 araştırma projesinde yer aldı. Bu rakam, her bir çalışma için ortalama yalnızca yedi genç katılımcı anlamına geliyor. Buna karşın, 85 yaş ve üzeri yaş grubundaki bireyler İngiltere nüfusunun yalnızca %2’sini oluşturmasına rağmen üç yıllık dönemde 32 031 kişi araştırmalara katıldı. Bu istatistikler, gençlerin araştırmalarda hem oran hem de mutlak sayı olarak ciddi şekilde eksik kaldığını gözler önüne koyuyor.

Genç yetişkinler, tıbbi deneylere katılım sağlamıyor.
Genç yetişkinler, tıbbi deneylere katılım sağlamıyor.

Neden Bu Kadar Düşük Katılım?

Uzmanlar genç yetişkinlerin araştırmalara katılımında birden fazla bariyerin etkili olduğuna dikkat çekiyor. 

  • Araştırma fırsatlarının farkında olmama: Gençlerin “araştırma” denildiğinde genellikle kanser veya kalp hastalığı gibi “yaşlılara özgü” hastalıkları düşündükleri, dolayısıyla kendi yaş gruplarına yönelik çalışmaların olduğunu fark etmedikleri görülüyor. 
  • Hedefe uygun alım yöntemlerinin eksikliği: Araştırma tasarımlarının gençleri yeterince dikkate alacak şekilde yapılmadığı, gençlerin yaşam tarzına ve erişim şartlarına uymadığı belirtiliyor. 
  • Gizlilik, kayıt süreci ve güvenlik konularında kaygılar: Özellikle gençlerin araştırmalara katılım konusunda güvenlik, gizlilik ve bilgi yükü gibi engellerle karşı karşıya kaldığı vurgulanıyor.
  • Araştırma kültürünün gençlere göre şekillenmemesi: Araştırma süreçlerinin “yaşlılar için” standartlar üzerinden işlediği, gençlerin dinamikleri, teknoloji kullanımı ve sağlık algılarının yeterince model alınmadığı aktarılıyor.

Etkiler: Geleceğin Tedavileri ve Genç Sağlığı

Gençlerin araştırmalarda yeterince temsil edilmemesi, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli sonuçlara yol açabilir:

  • Tedavilerin gençlere “uygunluğu” azalabilir: Eğer araştırmalar ağırlıklı olarak daha yaşlı katılımcılarla yapıldıysa, gençlerin biyolojik, sosyal ve psikolojik bağlamları gözetilmeyebilir. Bu da tedavilerin gençlerde etkinliğini, güvenliğini ve uygulanabilirliğini sınırlayabilir. 
  • Sağlık eşitsizlikleri büyüyebilir: Kadınlar, etnik azınlık grupları ve gençler gibi grupların araştırmalarda yeterince yer almaması, bu gruplara özel ihtiyaçların göz ardı edilmesine ve sonuçların yalnızca “ortalama” katılım profiline göre şekillenmesine yol açabilir. 
  • Gençlerin zihinsel ve fiziksel sağlık yükü artabilir: Genç yetişkinler, özellikle 24 yaş ve altındakiler, kronik fiziksel veya zihinsel sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyorlar—araştırmaya alınmalardaki düşük temsil oranı bu durum için risk oluşturuyor. Nitekim, bu yaş grubunun %45’i uzun süreli bir fiziksel veya zihinsel sağlık sorunu yaşıyor. 
  • Geleceğin sağlık sistemine gençlerin güvensizliği ya da ilgisizliği doğabilir: Araştırma süreçlerine katılmayan gençler, sağlık sistemine ve bilimsel araştırmaya karşı daha uzak ya da kayıtsız olabilirler; bu da bilime dayalı müdahalelerin gençler nezdinde benimsenmesini zorlaştırabilir.

Uzmanların Tavsiyeleri ve Olası Çözümler

Araştırmacılar ve kurumlar bu problemi çözmek için bir dizi öneri sunuyor:

  • Araştırma tasarımında gençlerin aktif yer alması: Gençlerin görüşlerinin alınması, yaşa uygun iletişim ve katılım yollarının geliştirilmesi önemli. 
  • Katılım süreçlerinin genç yetişkinler için kolaylaştırılması: Örneğin bir anket doldurmak, tükürük örneği vermek gibi düşük eşiğe sahip rollerin yaygınlaştırılması öneriliyor. 
  • Farkındalık artırımı: Gençlerin araştırmaya katılabileceğini ve bunun kendi sağlıkları için de önem taşıdığını anlamaları için kampanyaların yürütülmesi gerekiyor.
  • Araştırma kültüründe kapsayıcılığın artması: Yaş, cinsiyet, etnik kimlik açısından daha dengeli katılımların sağlanması, araştırma sonuçlarının tüm toplum için daha geçerli olmasına katkı sunacak. 

Örneğin, NIHR’nin “Be Part of Research” (Araştırmanın Parçası Ol) adlı kayıt platformu gençlerin katılımını kolaylaştırmak amacıyla geliştirildi.

Araştırmacılar, gençlerin tıbbi deneylerde yer alması için yeni fikirler sunuyor.
Araştırmacılar, gençlerin tıbbi deneylerde yer alması için yeni fikirler sunuyor.

Türkiye ve Uluslararası Perspektif: Genç Katılımı Göz Önünde Bulundurma Gereği

Bu durum sadece İngiltere ile sınırlı değil; pek çok ülkede genç yetişkinlerin tıbbi araştırmalara katılımının düşük olduğu, bu nedenle tedavi protokollerinin gençlere özel ihtiyaçları yeterince karşılayamayabileceği konusunda endişeler bulunuyor. İngiltere’de elde edilen bu veriler, Türkiye’de ve diğer ülkelerde benzer eğilimlerin olup olmadığına dair bir farkındalık yaratıyor.

Türkiye’de genç nüfus oranı yüksek; ayrıca gençlerin kronik sağlık sorunları, ruh sağlığı problemleri ve ergenlik sonrası döneme ilişkin özel sağlık ihtiyaçları var. Dolayısıyla, gençlerin araştırmalara katılımının artırılması, sağlık politikaları, tedavi kılavuzları ve sağlık hizmetlerinin gençlere uygun şekillenmesi açısından kritik.

Derleyen: Merve Tuncel

En Son

[PazarEki] Algoritmanın Vicdanı: Ne İzlediğimize Kim Karar Veriyor?

Keşfet sekmesini açtığında gördüklerin gerçekten sen misin, yoksa birilerinin...

[PazarEki] Sessiz Çoğunluk: Yorum Yazmayan, Paylaşmayan Ama Her Şeyi İzleyenler

Sosyal medyada hep aynı isimleri görüyoruz: Yorum yazanlar, RT...

[PazarEki] Dijital Tükenmişlik 2026: Sürekli Bağlı, Sürekli Yorgun

Her şeyden haberdar olmak için ekranı açıyoruz; her şeyi...

[PazarEki] Dijital Hatıra Defteri: Platformlar Kapanınca Dijital Hafızamız Ne Olacak?

Fotoğraflarımız, mesajlarımız, dinlediğimiz şarkılar… Hepsi birer uygulamanın sunucularında. Platformlar...

Bültene Kaydol

Üye Özel

Yapay Zekâ Damgası: Dünyanın Prestijli Girişim Gününde 16 Çarpıcı Startup

Y Combinator’ın Winter 2026 Demo Day etkinliğinde tanıtılan yaklaşık 190 girişim arasından öne çıkan 16 startup, yapay zekânın farklı sektörlerde nasıl dönüştürücü bir rol üstlendiğini gözler önüne serdi. Hukuktan sağlığa, güvenlikten enerjiye uzanan projeler dikkat çekti.

Kagi’nin İnsan Odaklı İnterneti: ‘Küçük Web’le Tanışın

Kagi’nin ‘Küçük Web’ girişimi, interneti sadece insanlar tarafından yazılmış içeriklerle keşfetmeye odaklanıyor. Kişisel bloglar, bağımsız videolar ve web çizgi romanları, mobil ve web uygulamaları üzerinden daha erişilebilir hâle geliyor.

Yapay Zekâyla Konuşmanın Doğru Yolu

Yapay zekâya “lütfen” demek işe yarıyor mu? Onu tehdit etmek mi, yoksa bir bilim kurgu dizisindeki karakter gibi konuşturmak mı daha etkili? Uzmanlara göre sohbet robotlarından daha iyi sonuç almanın yolu sandığınız kadar gizemli değil.

LGBTQ+ Sporcular 2026 Kış Olimpiyat Oyunlarında Ön Planda Olacak

Açık kimlikleriyle LGBTQ+ olan yaklaşık 50 Olimpiyat sporcusu, konuşma ve yarışma hakları saldırı altında olmasına rağmen Kış Olimpiyat Oyunları boyunca çeşitli etkinliklerde yer alıyor.

Kripto Parayla Finanse Edilen İnsan Ticareti Hızla Artıyor

Tahminlere göre, fuhuş ve dolandırıcılık amacıyla insan ticareti işlemlerinde kripto para birimlerinin kullanımı 2025 yılında neredeyse iki katına çıktı.

- dijitaliyidir Sponsor Desteği -

spot_imgspot_img

[PazarEki] Algoritmanın Vicdanı: Ne İzlediğimize Kim Karar Veriyor?

Keşfet sekmesini açtığında gördüklerin gerçekten sen misin, yoksa birilerinin senin adına çizdiği profil misin? Beğendiğin bir videodan sonra günlerce aynı tonda içerik görmek, artık...

[PazarEki] Dijital Tükenmişlik 2026: Sürekli Bağlı, Sürekli Yorgun

Her şeyden haberdar olmak için ekranı açıyoruz; her şeyi kaçırdığımız hissiyle kapatıyoruz. Bildirimler, kısa videolar, grup sohbetleri, Slack kanalları… Günde onlarca kez “bakmam lazım”...