Ana SayfaBilimAntika Kitaplar Zehirli Maddeler İçeriyor

Antika Kitaplar Zehirli Maddeler İçeriyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • 19. yüzyılda kitap ciltçileri, kitapları çekici kılmak için uygun fiyatlı parlak renklerde boyanmış kumaş kaplamalar kullandı.
  • Scheele’nin yeşili gibi bazı popüler pigmentler, arsenik içeriyordu ve zehirliydi.
  • Zehirli Kitap Projesi denen yeni bir proje, bu tarz zehir içerikli kitapların kataloglanmasına odaklanıyor.

Modern toplumda kitaplar genellikle tehlikeli ögeler olarak görülmez ancak bazı kitaplar fiziksel bileşenleri özellikle de kapak renkleri nedeniyle tehlikeli. Winterthur Müzesi ile Delaware Üniversitesi arasında ortak bir araştırma projesi olan Zehirli Kitap Projesi, bu tür kitapların kataloglanmasına odaklanıyor.

19. yüzyılda kitaplar kitlesel olarak üretilmeye başladığında kitap ciltçileri, okuyucuları çekmek için uygun fiyatlı parlak renklerde boyanmış kumaş kaplamalar kullandı. Popüler bir pigment olan Scheele’nin yeşili, bakır ve arsenikten yapılmıştı. Kükürt bazlı kirleticilere maruz kaldığında siyaha dönme eğilimine rağmen bu keşfe dayalı yeni boyalar, zümrüt ve Paris yeşili gibi dayanıklı ve canlıydı ancak aynı zamanda zehirli arsenik de içeriyorlardı.

Bu toksik pigmentler, zehirlenme ve hatta ölüm dâhil çeşitli sağlık sorunlarına yol açtı. Arsenik yüklü pigmentlerin kitap kapakları, giysiler, mumlar ve duvar kağıtları gibi ögelerde kullanılması ciddi endişelere yol açtı. Örneğin, yeşil mumların çocukları zehirlediğine ve fabrika işçilerinin yeşil boyalardan dolayı kasılma ve kusma yaşadıklarına dair raporlar ortaya çıktı.

Zehirli Kitap Projesi, kitle kaynaklı veriler ve güvenlik uyarıları içeren yer imlerinin yardımıyla dünya çapında 238’den fazla arsenik basımı tespit etti. Bu kitapların kullanılmasından kaynaklanan şiddetli arsenik zehirlenmesi riski düşük olsa da eldiven takılması ve yüzle temastan kaçınılması gibi önlemler tavsiye ediliyor. Sarı tonlarda kullanılan başka bir toksik pigment olan kurşun kromat daha az çözünüyor ve bu nedenle daha az endişe verici.

Kitaplar genel olarak güvenli olsa da ciltlemedeki bazı tarihsel uygulamalar, potansiyel olarak tehlikeli maddelerden oluşan bir miras bıraktı. Zehirli Kitap Projesi, bu tehlikelere ilişkin farkındalığı artırmaya ve bu zehirli kitapların güvenli bir şekilde kullanılmasına, tanımlanmasına yardımcı olmaya hizmet ediyor.

Derleyen: Eliz Canyurt

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?