Ana SayfaTeknolojiDeniz Suyunu İçme Suyuna Dönüştüren Çevre Dostu Yeni Teknoloji

Deniz Suyunu İçme Suyuna Dönüştüren Çevre Dostu Yeni Teknoloji

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

ABD’deki bilim insanları, deniz suyunu içilebilir suya dönüştürürken çevreye zarar veren tuzlu atık oluşumunu tamamen ortadan kaldıran yeni bir teknoloji geliştirdi. Güneş enerjisiyle çalışan sistem, yalnızca temiz su üretmekle kalmıyor, aynı zamanda lityum gibi değerli minerallerin geri kazanılmasını da sağlıyor.

Detaylar haberimizde…
Rochester Üniversitesi araştırmacılarının geliştirdiği yeni teknoloji, deniz suyu ve endüstriyel atık sular dahil çeşitli kaynaklardan temiz su üretirken değerli minerallerin geri kazanılmasını da sağlıyor. Görselde farklı su örnekleri ve sistemden elde edilen tuzlar yer alıyor. Fotoğraf: Rochester Üniversitesi / J. Adam Fenster

Deniz Suyundan Temiz Su Üretiminde Yeni Dönem

Dünya genelinde milyarlarca insan hâlâ güvenilir ve güvenli içme suyuna erişimde zorluk yaşıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre yaklaşık 2,2 milyar kişi güvenli şekilde yönetilen içme suyu hizmetlerinden yararlanamıyor. Nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte su kaynakları üzerindeki baskı her geçen gün artarken, birçok ülke çözümü deniz suyunun arıtılmasında arıyor.

Ancak günümüzde kullanılan tuzdan arındırma (desalinasyon) teknolojileri önemli çevresel sorunları da beraberinde getiriyor. Özellikle ters ozmoz ve termal damıtma yöntemleri yüksek enerji tüketimine neden olurken, işlem sonunda ortaya çıkan yoğun tuzlu atık su da deniz ekosistemlerine zarar verebiliyor.

ABD’deki Rochester Üniversitesi araştırmacıları ise bu soruna çözüm olabilecek yeni bir sistem geliştirdi. Güneş enerjisiyle çalışan teknoloji, deniz suyunu içme suyuna dönüştürürken sıvı tuzlu atık üretmiyor ve herhangi bir kimyasal katkı maddesine ihtiyaç duymuyor.

Güneş Enerjisi ve Lazer Teknolojisi Bir Arada

Araştırmanın merkezinde özel olarak tasarlanmış siyah metal paneller bulunuyor. Bilim insanları bu panellerin yüzeyini ultra hızlı femtosaniye lazerlerle işleyerek benzersiz özellikler kazandırdı.

Bu işlem sonucunda metal yüzey, güneş ışığını neredeyse tamamen emebilen ve aynı zamanda suyu güçlü şekilde çekebilen bir yapıya dönüştürüldü. “Süper fitilleme” olarak adlandırılan bu özellik sayesinde deniz suyu panel yüzeyine ince bir tabaka halinde yayılıyor.

Panel, üzerine gelen güneş enerjisinin büyük bölümünü ısıya dönüştürüyor. Böylece su hızla buharlaşırken, içerisindeki tuz ve mineraller farklı bölgelere yönlendiriliyor. Bu yöntem sayesinde tuzun buharlaşma alanında birikmesi önleniyor ve sistem kesintisiz şekilde çalışmaya devam edebiliyor.

Deniz Suyunun En Büyük Sorunu Aşıldı

Geleneksel güneş destekli arıtma sistemlerinde karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, zamanla oluşan mineral birikimleri nedeniyle yüzeylerin tıkanması olarak ifade ediliyor.

Laboratuvar ortamında hazırlanan basit tuzlu su çözeltilerinde bu problem daha az görülse de gerçek deniz suyu çok daha karmaşık bir yapıya sahip. Deniz suyunda sodyum klorürün yanı sıra magnezyum, kalsiyum ve çok sayıda farklı mineral bulunuyor.

Bu mineraller zamanla sert kabuklar oluşturarak sistemin çalışmasını engelleyebiliyor. Benzer durum günlük yaşamda duş başlıklarında veya çaydanlıklarda oluşan kireç tabakalarında da gözlemleniyor.

Araştırma ekibi, bu sorunu çözmek için metal yüzey üzerinde mikroskobik kanallar tasarladı. Böylece tuz ve mineraller kritik bölgelerde birikmek yerine panelin farklı kısımlarına taşınabiliyor.

Kahve Lekelerinden İlham Aldılar

Bilim insanlarının kullandığı yöntemlerden biri de günlük hayatta sıkça karşılaşılan “kahve halkası etkisi” oldu.

Masaya dökülen kahvenin kuruduktan sonra kenarlarda halka şeklinde iz bırakması bu fiziksel olayın sonucunda meydana geliyor. Araştırmacılar aynı prensibi kullanarak tuzların panel yüzeyindeki belirli bölgelere taşınmasını sağladı.

Çalışmanın liderlerinden Profesör Chunlei Guo, sistemin kahve lekelerinde görülen doğal hareket mekanizmasını taklit ettiğini belirterek, tuzların çalışma alanından uzaklaştırıldığını ifade etti.

Gerçek deniz suyuyla çalışan yüzeysel güneş enerjili kristalleştirici sistem. Küçük görselde ise güçlü kılcal akışın tuz kristallerini çözerek yüzeyin kendi kendini temizlemesini nasıl sağladığı gösteriliyor.

Teknoloji; Pasifik, Atlas ve Hint Okyanusu’ndan alınan gerçek deniz suyu örnekleri üzerinde test edildi. Denemelerde sistemin sürekli olarak temiz su üretmeye devam ettiği ve tuzların otomatik biçimde belirlenen alanlarda toplandığı görüldü.

Bu sayede performans kaybı yaşanmadan uzun süreli çalışma mümkün hale geldi.

Atık Tuz Yerine Değerli Madenler

Yeni teknolojinin en dikkat çekici yönlerinden biri de çevreye zararlı tuzlu atık su üretmemesi.

Geleneksel desalinasyon tesislerinde ortaya çıkan yüksek yoğunluklu tuzlu su genellikle yeniden denize boşaltılıyor. Bu durum ise deniz canlıları için ciddi tehdit oluşturabiliyor.

Rochester Üniversitesi’nin geliştirdiği sistemde ise çözünmüş tuzların neredeyse tamamı katı halde geri kazanılıyor.

Araştırmacılara göre elde edilen bu mineraller gelecekte ticari amaçlarla değerlendirilebilir. Özellikle elektrikli araç bataryalarının üretiminde kritik öneme sahip olan lityum, sistemin sunduğu en önemli fırsatlardan biri olarak görülüyor.

Elektrikli Araçlar İçin Yeni Lityum Kaynağı

Araştırma ekibi tarafından yürütülen ikinci bir çalışmada, aynı teknoloji kullanılarak deniz ve tuzlu göl sularından lityum ayrıştırılabildi.

Bilim insanları panel yüzeyine yerleştirilen hidrojen titanat nanoparçacıkları sayesinde lityum iyonlarını seçici şekilde yakalamayı başardı.

Günümüzde lityum madenciliği yüksek enerji tüketimi ve çevresel etkileri nedeniyle eleştiriliyor. Bu nedenle deniz suyu gibi doğal kaynaklardan doğrudan lityum elde edilmesi sürdürülebilir enerji teknolojileri açısından büyük önem taşıyor.

Araştırmacılar, ABD’nin Utah eyaletindeki Büyük Tuz Gölü’nden alınan örneklerde bulunan lityumun yaklaşık yüzde 50’sini geri kazanmayı başardı.

Küresel Su Krizine Çözüm Olabilir

Laboratuvar ölçeğinde çalışan sistemin daha büyük tesislere uyarlanması için çalışmalar sürüyor.

Uzmanlara göre teknolojinin endüstriyel ölçekte uygulanabilmesi halinde iki önemli küresel soruna aynı anda çözüm sunulabilir. Bunlardan ilki güvenli içme suyuna erişimin artırılması, ikincisi ise lityum gibi stratejik minerallerin daha çevreci yöntemlerle elde edilmesi.

İklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfus nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskının giderek arttığı günümüzde, güneş enerjisiyle çalışan ve çevresel atık oluşturmayan bu yeni yaklaşım, geleceğin su teknolojileri arasında önemli bir yer edinmeye aday görünüyor.

Simüle edilmiş okyanus suyunda yalnızca sodyum klorür (NaCl) kristalleri bulunur ve bu kristaller oluştuğunda yapılarında çok sayıda boşluk barındırır. Ancak gerçek okyanus suyunda bulunan magnezyum (Mg) ve kalsiyum (Ca) bileşikleri bu boşlukları doldurarak kılcal su taşınımını engelleyebilir. Şemalarda; kimyasal katkıların kristal yapısını değiştirerek boşluk oluşturması (a), gece saatlerinde tuzların çözünmesi ve yüzeyden uzaklaşması (b), su püskürtülerek yapılan temizlik yöntemi (c), yaygın olarak kullanılan fitilleme malzemesi (d), simüle edilmiş okyanus suyunda gerçekleşen kristalleşme (e), açık yapılı NaCl kristalleri arasında kılcal akışın ilerleyerek yüzeyin kendi kendini temizlemesini sağlaması (f), gerçek okyanus suyunda oluşan tıkanma (g), zayıf kılcal akış nedeniyle tuzların yeterince çözülememesi sonucu meydana gelen tıkanma (h) ve gerçek okyanus suyuyla çalışan güneş enerjili arıtma sistemi (i) gösterilmektedir. Yakın plan görüntüde ise güçlü kılcal akışın tuz kristallerini çözerek yüzeyin kendi kendini temizlemesine olanak tanıdığı görülüyor.

Kaynakça

Tang, L., Singh, S. C., Wei, R., Xu, T., & Guo, C. (2026). Additive-free and brine-discharge-free solar-thermal desalination with simultaneous complete mineral mining from ocean water. Light: Science & Applications, 15. https://doi.org/10.1038/s41377-026-02315-4

Tang, L., Singh, S. C., Ma, M., & Guo, C. (2026). Rapid lithium extraction via solar-thermal interfacial evaporation with zero liquid discharge. Journal of Materials Chemistry A. https://doi.org/10.1039/D5TA08968A

SciTechDaily. (2026, May 27). Scientists turn seawater into drinking water without toxic brine. https://scitechdaily.com/scientists-turn-seawater-into-drinking-water-without-toxic-brine/

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Günün Özeti – 21 Ekim

Pichai'nin yapay zekâ kodu yorumu, OpenAI'ın Google Cloud anlaşması, iPhone Duo incelemeleri, Unitree'nin kung fu robotu, Amodei'nin yanıtı, Cognition'ın doygunluk tespiti, Hinton'ın bilinç çıkışı ve Musk'ın Terafab öncesi fabrika girişimi bugünün öne çıkanları.

OpenAI Modelleri ve Codex Google Cloud’a Geliyor: Üç Büyük Bulutta Birden

OpenAI, öncü yapay zekâ modellerini ve Codex kodlama ajanını Google Cloud üzerinden satacak. Anlaşmayla şirketin modelleri ABD’nin üç büyük bulut sağlayıcısının hepsinde sunulmuş olacak. Hizmet önümüzdeki haftalarda kullanıma açılıyor.

Demis Hassabis: AGI’ye Sadece İki ila Üç Yıl Kaldı

Nobel ödüllü Google DeepMind ismi Demis Hassabis, insan seviyesinde yapay zekânın iki ila üç yıl içinde gelebileceğini söyledi. Ocak ayında beş ila 10 yıl diyen Hassabis'in kısalan tahmini, yapay zekâ yarışının hızını bir kez daha gösteriyor.

Mac’te Ağ Sürücüsü Nasıl Bağlanır?

Mac'te ağ sürücüsü, Finder'daki Sunucuya Bağlan seçeneği veya Command + K kısayoluyla bağlanır. Bağlantı açılışta otomatik kurulacak şekilde de ayarlanabilir.

Buna benzer diğer içerikler

Günün Özeti – 21 Ekim

Pichai'nin yapay zekâ kodu yorumu, OpenAI'ın Google Cloud anlaşması, iPhone Duo incelemeleri, Unitree'nin kung fu robotu, Amodei'nin yanıtı, Cognition'ın doygunluk tespiti, Hinton'ın bilinç çıkışı ve Musk'ın Terafab öncesi fabrika girişimi bugünün öne çıkanları.

OpenAI Modelleri ve Codex Google Cloud’a Geliyor: Üç Büyük Bulutta Birden

OpenAI, öncü yapay zekâ modellerini ve Codex kodlama ajanını Google Cloud üzerinden satacak. Anlaşmayla şirketin modelleri ABD’nin üç büyük bulut sağlayıcısının hepsinde sunulmuş olacak. Hizmet önümüzdeki haftalarda kullanıma açılıyor.

Demis Hassabis: AGI’ye Sadece İki ila Üç Yıl Kaldı

Nobel ödüllü Google DeepMind ismi Demis Hassabis, insan seviyesinde yapay zekânın iki ila üç yıl içinde gelebileceğini söyledi. Ocak ayında beş ila 10 yıl diyen Hassabis'in kısalan tahmini, yapay zekâ yarışının hızını bir kez daha gösteriyor.