Ana SayfaBilimÖlümsüzlüğün Sırrı Denizanalarında Mı?

Ölümsüzlüğün Sırrı Denizanalarında Mı?

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • Teorik olarak sonsuza kadar yaşayabildiği için “ölümsüz denizanası” olarak adlandırılan bir denizanası incelemeye alındı.
  • Sonsuz yaşamın sırrı, milyonlarca yıldır Dünya okyanuslarında yüzüyor olabilir.
  • Tüm bilinen, bu küçük ve yarı saydam damlacıklardan bazılarının dinozorların ölümünün öncesinden bu yana varlıklarını sürdürmesi.

Ölümsüz denizanası (Turritopsis dohrnii) yaşlandığında veya hasar gördüğünde, bir bebek polip aşamasına geri dönerek ölümden kurtulabilir. Bunu, dokunaçlarını yeniden emerek ve deniz tabanında bir yerde farklılaşmamış hücrelerden oluşan bir damla olarak durarak yapar.

Buradan genç polip tomurcuklanabilir ve tamamen büyüdüğünde her biri serçe parmağınızdaki tırnağınızdan daha küçük olan yeni yetişkin formları üretebilir.

Daha da önemlisi, bu olgun tomurcuklar genetik olarak polip ile aynıdır.

Bilimciler, hidrozoan sınıfına mensup bu türe F. Scott Fitzgerald’ın yaşlı doğup genç yaşta ölen kurgusal karakterine atıfta bulunarak “Benjamin Button jölesi” takma adını verdi.

Ölümsüz denizanası ilk olarak 1883’te bilim adamları tarafından tanımlandı. Ancak uzmanların onu esaret altında tutarken sonsuz yaşam döngüsünü kazara keşfetmeleri, bir asır sonrasına denk geldi.

O zamandan bu yana yapılan araştırmalar, laboratuvarda tutulan ölümsüz denizanası kolonilerinin polip aşamasına gerileyebileceğini ve iki yıl içinde 10 defaya kadar yeniden hayata başlayabileceğini göstermişti.

Benjamin Button jölesi, üremeden sonra kendini yenileyebilen ve ‘biyolojik olarak ölümsüz’ olduğu bilinen tek türdür.

Türün Akdeniz’de ortaya çıktığı düşünülürken, şu anda dünyadaki her okyanusta bol miktarda bulunuyor.

Ölümsüz denizanası her yerde bulunmasına rağmen, uzmanlar hala jölenin nasıl bu kadar uzun süre yaşadığını tam olarak anlamış değiller. 2022’de cins üzerine yapılan genomik araştırma, yaşlanma ve DNA onarımı ile ilgili en az bin gen tanımladı.

Bilim adamları, ölümsüz denizanasında akrabalarına kıyasla hangi genlerin mevcut veya eksik olduğunu anlayabilirlerse, sonsuz yaşamın ardındaki hücresel mekanizmaları ortaya çıkarabilirler.

Derleyen: Ceren Korkmaz

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Günün Özeti – 12 Ağustos

Bugünün öne çıkan teknoloji, yapay zekâ, bilim ve uzay haberleri: Avrupa'da tam güneş tutulması, Google Pixel 11 lansmanı, Meta'nın yeni açık kaynak yapay zekâ modeli ve daha fazlası.

ChatGPT’den Ücretsiz Kullanıcılara Sınırsız Metin Sohbeti Geliyor

OpenAI, ücretsiz ChatGPT kullanıcıları için metin tabanlı sohbet sınırlarını kaldırmaya hazırlanıyor. GPT-5.6 Luna’nın varsayılan...

Köpek Beyni İnsan Gülümsemelerini Ödül Olarak Algılıyor

Köpeklerin insan yüzlerindeki duyguları nasıl algıladığına ilişkin iki yeni araştırma, mutlu ifadelerin beyindeki ödül bölgelerini harekete geçirdiğini gösterdi. Çalışmalar, evcilleştirme, seçici yetiştirme ve eğitimin köpeklerin insanlarla iletişim kurma kapasitesini şekillendirdiğine işaret ediyor.

Konu Maliyet mi Özgürlük mü?: İngiltere, Banksy’nin Londradaki Eserlerinin Vatandaşa Maliyetini Açıkladı

Banksy’nin Londra’da kamu alanlarına yaptığı üç çalışma için yaklaşık 150 bin sterlin harcanması tartışılıyor....

Buna benzer diğer içerikler

Günün Özeti – 12 Ağustos

Bugünün öne çıkan teknoloji, yapay zekâ, bilim ve uzay haberleri: Avrupa'da tam güneş tutulması, Google Pixel 11 lansmanı, Meta'nın yeni açık kaynak yapay zekâ modeli ve daha fazlası.

ChatGPT’den Ücretsiz Kullanıcılara Sınırsız Metin Sohbeti Geliyor

OpenAI, ücretsiz ChatGPT kullanıcıları için metin tabanlı sohbet sınırlarını kaldırmaya hazırlanıyor. GPT-5.6 Luna’nın varsayılan...

Köpek Beyni İnsan Gülümsemelerini Ödül Olarak Algılıyor

Köpeklerin insan yüzlerindeki duyguları nasıl algıladığına ilişkin iki yeni araştırma, mutlu ifadelerin beyindeki ödül bölgelerini harekete geçirdiğini gösterdi. Çalışmalar, evcilleştirme, seçici yetiştirme ve eğitimin köpeklerin insanlarla iletişim kurma kapasitesini şekillendirdiğine işaret ediyor.