İskoçya’daki Strathclyde Üniversitesi ve Kanada’daki Halifax Dalhousie Üniversitesi çevre mühendislerinden oluşan bir ekip, plastik geri dönüşüm tekniklerinin istemeden de olsa çevresel mikroplastiklerin artmasına yol açabileceğini tespit etti. Çalışma, Journal of Hazardous Materials Advances dergisinde yayımlandı.
Çoğu hesaplamaya göre plastik geri dönüşüm çabaları, büyük bir başarısızlıkla sonuçlanıyor. Önceki araştırmalar, dünya genelinde plastiğin sadece %9’unun geri dönüştürüldüğünü, ABD’de ise bu oranın sadece %5 olduğunu ortaya koydu. Dünya çapında milyonlarca insanın, plastik şişelerini özenle ayırmasına rağmen plastiklerin çoğu yine de çöplüklere gidiyor.
Şimdi geri dönüşüm sürecinin, işleri daha da kötüye götürüyor olabileceği ortaya çıktı. Bu yeni çalışmada araştırma ekibi, plastik kirliliği yayıp yaymadığını görmek için bir plastik geri dönüşüm tesisini test etme izni aldı.

Araştırmacılara göre buradaki sorun, plastiğin geri dönüştürülebilmesi için öncelikle temizlenmesi gerektiği. Bu da plastiğin birkaç kez suda yıkanmasıyla gerçekleşiyor. Sürecin geri kalanında ise parçalama ve eriterek pelet hâline getirme işlemleri gerçekleştiriliyor. Önceki araştırmalar, yıkamanın mikroplastiklerin suya salınmasına neden olabileceğini öne sürmüştü. Bu yeni çalışmada grup, plastiğin dört kez yıkandığını tespit etti. Her su kaynağı, suda ne kadar plastik (mikron boyutunda parçacıklar hâlinde) kaldığını bulmak için test edildi.
Araştırma ekibi, dört kaynakta da mikroplastik buldu. Ayrıca çoğu geri dönüşüm tesisinde suyun çoğunun kanalizasyon sistemlerine veya doğrudan çevreye yönlendirildiği belirtildi. Ekip, gözlemledikleri tüm parçacıkları topladıktan sonra tesisin her yıl çevreye yaklaşık 6,5 milyon libre mikroplastik yayıyor olabileceğini hesapladı.
Derleyen: Nazlı Koyuncu


