Ana SayfaOyun DünyasıBernband: Dijital Yürüyüş mü, Oyunsal Tembellik mi?

Bernband: Dijital Yürüyüş mü, Oyunsal Tembellik mi?

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Harita, görev ya da hedef olmadan bir oyun mümkün mü? Bernband, oyun tasarımında minimalist bir arayış mı sunuyor, yoksa içerik üretmeden “deneyim” adı altında boşluk mu yaratıyor? Hem de uzaylı bir şehirde.

Detaylar haberimizde…

Oyun dünyasında uzun süredir her şey çok net: görevler bellidir, haritalar açıktır, yapılacaklar listesi kabarıktır. Ancak bağımsız geliştirici Tom van den Boogaart, bu ezberi bozuyor. Yeni oyunu Bernband, sizi uzaylı bir metropolde haritasız bir yolculuğa çıkarıyor. Ne bir yön göstergesi ne de bir hedef sunuyor. Sadece yürümek ve görmek var.

Bernband’a ilk adım, küçük bir dairenin penceresinden dışarı bakmakla başlıyor. Bu detay, aslında geliştiriciye göre çok önemli: “Oyuncunun bu şehirde yaşadığını hissettiren ilk temas noktası.” O pencerenin ardında duran şehir, oyuncuyu bilinmez bir ritme davet ediyor.

Tom van den Boogaart’ın tasarladığı Bernband evreninden bir görüntü. Minimalist yapısı ve yönlendirmesiz oynanışı, oyuncuyu dijital bir gezintiye çıkarıyor.
Tom van den Boogaart’ın tasarladığı Bernband evreninden bir görüntü. Minimalist yapısı ve yönlendirmesiz oynanışı, oyuncuyu dijital bir gezintiye çıkarıyor.

Amaçsızlık mı, Anlamsızlık mı?

Bernband’ın aykırı tasarımı, modern oyunların çoğunun üzerine inşa edildiği ilerleme mantığını tamamen reddediyor. Bu, bazı oyuncular için yaratıcı bir meydan okuma olabilir. Fakat işlevsellik arayanlar için oyunun kendisi bir boşluk hissi yaratıyor. Oyuncu bazen gerçekten dolaşıyor, bazen de sadece “ne yapacağını bilemeden” oyunun içinde kalakalıyor.

Bu noktada eleştiri kaçınılmaz: “Amaçsızlık” ile “anlamsızlık” arasındaki çizgi çok ince ve Bernband zaman zaman bu çizgiyi bulanıklaştırıyor.

Haritasız Bir Dünya

Oyunun en dikkat çeken özelliği, harita sunmaması. Bu, ilk etapta özgürlük hissi yaratıyor. Ancak birkaç saatlik deneyimin ardından yönsüzlük, keşiften çok tekrar hissi uyandırıyor.

Oyuncular Bernband’ın dünyasında kaybolabiliyor, hem de bilinçli olarak. Bu evrende her yer başka bir yere çıkıyor, çoğu alan birbirine alternatif yollarla bağlı. Oyun içi yönlendirmelerin eksikliği, sizi kendi kararlarınızla yol bulmaya zorluyor. “Sol mu, sağ mı?” gibi küçük seçimlerin bile keşfi etkilediği bir yapıyla karşı karşıyasınız.

Geliştirici, bu konuda oldukça net: “Bilgi çok çabuk verildiğinde sürpriz ortadan kalkar.” Oyun, oyuncuya gözlem yapmayı, dinlemeyi ve kaybolmayı öğretiyor. Çünkü Bernband, bulunduğun yeri değil, hissettiklerini önemseyen bir tasarıma sahip.

Gerçekten İlhamla Kurgu Arasında

Bernband, bütünüyle hayal ürünü gibi görünse de gerçek şehirlerden ilham alıyor. Tokyo’nun ışıkları, San Francisco’nun sokakları, Stockholm’ün dokusu ve van den Boogaart’ın çocukluğunu geçirdiği Hollanda’nın küçük kasabası Gouda… Hepsi bu evrende parça parça hissediliyor. Bu da oyuncuya tanıdık ama yabancı bir hissiyat sunuyor: sanki daha önce gelmiş gibi ama neresi olduğunu çıkaramıyorsunuz.

Minimalizm mi, Tembellik mi?

Bernband’ın savunucuları, oyunu bir dijital şiir, bir yürüyüş simülasyonu olarak tanımlıyor. Karşıt görüşlerse, bu tür projelerin “minimalist tasarım” adı altında tembelliğe sığınıldığını düşünüyor. Çünkü bir oyunda hiçbir şeyi yönlendirmemek, bazen “tasarlamamak” anlamına da gelebilir. Oyuncuya bırakılan boşluk, bazıları için keşif alanı; bazıları içinse boşluk hissi.

Bernband’ın soyut ve atmosferik şehir ortamı, oyuncuyu hem kaybolmaya hem de keşfetmeye zorluyor. Oyun, geleneksel hedeflerden uzak bir deneyim sunuyor.
Bernband’ın soyut ve atmosferik şehir ortamı, oyuncuyu hem kaybolmaya hem de keşfetmeye zorluyor. Oyun, geleneksel hedeflerden uzak bir deneyim sunuyor.

Ne Zaman Oynayacağız?

Henüz kesin bir çıkış tarihi verilmeyen Bernband, PC platformu için geliştiriliyor. Ancak oyun dünyası onu çoktan tanıyor. 2014’te çıkan ilk versiyonu, Vice, Boing Boing ve Rock Paper Shotgun gibi prestijli platformlardan övgüler aldı. Hatta RPS, Bernband’ı “2010’ların en iyi PC oyunlarından biri” ilan etti.

Yeni versiyonsa bu kez daha geniş, daha detaylı ve duygusal bağ kurabileceğiniz şekilde hazırlanıyor. Duygularla kodlanmış bir şehirde yürüyorsunuz; zamanın, mekânın ve amacın olmadığı bir dijital rüyada.

Oyun Değil, Dijital Meditasyon

Bernband, klasik anlamda bir oyun değil. Oyun dünyasında haritasız, yönsüz ve amaçsız kalmanın nasıl hissettirdiğini sorgulatıyor. Aslında tam da bu nedenle dijital dünyada kendini bulmak isteyenler için özel bir anlam taşıyor. Bu bir dijital kaçış değil, dijital bir içe dönüş.

Oyuncuya ne yapacağını söylemeyen, hatta nereye gittiğini bile göstermeyen bir deneyim sunuyor. Bu yönüyle, oyun tanımını zorlayan bir yapıda. Kimileri için yaratıcı bir dijital gezinti, kimileri içinse sabırsızlıkla silinecek bir klasör olabiliyor.

Bernband, oyunun yalnızca bir skor ya da görev olmadığını gösteren, başka türde bir etkileşim biçimini temsil ediyor.

Ve belki de artık ihtiyacımız olan şey: yönsüzce dolaşmak, kaybolmak… ama sonunda bir şey bulmamak.

Derleyen: Merve Tuncel

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?