Ana SayfaBilimİklim Değişikliği Nedeniyle Balıklar Küçülüyor

İklim Değişikliği Nedeniyle Balıklar Küçülüyor

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • Tokyo Üniversitesinde yapılan bir araştırma, Batı Kuzey Pasifik Okyanusu’ndaki balık ağırlığında bir düşüş olduğunu ortaya koyuyor.
  • Bu düşüş, sıcak suyun yiyecek kaynaklarını sınırlamasına bağlanıyor.
  • Araştırma, bölgedeki balıkların 1980’lerde ve 2010’larda daha hafif olduğunu belirtiyor.

Tokyo Üniversitesinde yakın zamanda yürütülen bir araştırma, Batı Kuzey Pasifik Okyanusu’ndaki endişe verici bir eğilimi ortaya çıkardı: Sıcak suyun gıda kaynaklarını sınırlandırmasına atfedilen balık ağırlığındaki düşüş.

13 balık türünün ağırlığının ve biyokütlesinin analiz edildiği araştırmada, 1980’li ve 2010’lu yıllarda bölgedeki balıkların daha hafif olduğu kaydedildi. 1980’lerdeki ilk kilo kaybı, gıda rekabetini yoğunlaştıran Japon sardalyasındaki artışa bağlandı. Bununla birlikte, 2010’larda Japon sardalyası ve küçük istavrit popülasyonunda orta düzeyde bir artış olmasına rağmen ısınan iklimin daha fazla gıda rekabetine yol açtığı, daha serin, besin açısından zengin suyun yüzeye çıkamadığı görünüyordu.

Bu bulguların sonuçları, gelecekteki iklim değişikliği senaryoları kapsamında okyanus kaynaklarını yönetmeye çalışan balıkçılık ve politika yapıcılar için önemli. Yerel balıkçılık hâlihazırda azalan satışlar, düşük fiyatlar, iş gücü kıtlığı, değişen tüketici tercihleri ​​ve artan maliyetler dâhil olmak üzere çok sayıda zorlukla karşı karşıya.

Küresel ısınma, özellikle Batı Kuzey Pasifik Okyanusu’nun son derece verimli deniz alanlarına komşu olan Japonya’nın doğu kıyısı için büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu bölge, 2019 yılında yakalanan ve satılan küresel balık toplamının neredeyse dörtte birini oluşturdu.

Profesör Shin-ichi Ito ve yazar Lin Zhen, Japonya Balıkçılık Ajansı ve Japonya Balıkçılık Araştırma ve Eğitim Ajansından alınan balık ağırlığı ile biyokütle verilerini analiz etti. Araştırmacılar çalışma sonucunda 1980’lerde ve 2010’larda birçok balık popülasyonunun ağırlığının azaldığını buldu. Ekip, 2010’lu yıllardaki ağırlık düşüşünü, küresel ısınmanın okyanus üzerindeki etkisinin bir sonucu olarak yüzey altı katmanlarından okyanus yüzeyine besin tedarikinin azalmasına bağladı.

Çalışma, balıkçılık yöneticilerinin ve politika yapıcıların stratejilerini Japonya çevresindeki okyanuslarda değişen koşullara uyarlamalarının acil ihtiyacının altını çiziyor. İklim kaynaklı koşulların balık stokları üzerindeki artan etkisini dikkate almak ve sağlıklı bir okyanus ekosistemi ile sürdürülebilir balık popülasyonları sağlamak için proaktif önlemler almak büyük önem taşıyor.

Derleyen: Eliz Canyurt

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?