Ana SayfaBilimVücutta Kendi Kendine Çalışan İlaç Dağıtım Sistemi İcat Edildi

Vücutta Kendi Kendine Çalışan İlaç Dağıtım Sistemi İcat Edildi

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img

Bir araştırma ekibi, vücuda ilaç verme sistemlerinin geleceğini değiştirmek için potansiyeli olan yeni bir teknoloji geliştirdi.

Shirley Ryan AbilityLab’da Ph.D. Yamin Zhang ve Ph.D. Colin Franz ve Northwestern Üniversitesi’nde Ph.D. John Rogers tarafından yönetilen bir bilim insanı ekibi tarafından geliştirilen cihaz, elektronikle değil farklı dalga boylarındaki harici ışık kaynaklarıyla tetiklenen, ilk vücuda yerleştirilebilir ve vücut tarafından emilecek ilaç verme sistemini temsil ediyor.

6 Mart tarihinde “Proceedings of the National Academy of Sciences” dergisinde bu cihazı öne çıkaran bir çalışma yayımlandı.

Mevcut implante edilebilir ilaç dağıtım sistemleri, kronik ağrı ve kas spastisitesinden kanser ve diyabete kadar değişen tıbbi durumları tedavi etmek için kullanılmakta. Pasif sistemler, ilaçların kademeli olarak salınmasını sağlar ve kullanımlarının sonunda çıkarılmaları gerekmez; ancak kullanıcı tarafından aktif olarak kontrol edilemez (örneğin, ilaç dağıtımını kapatmak, artırmak veya azaltmak). Programlanabilir ilaç salımına izin veren aktif sistemler ise güç kaynakları, elektronik parçalar gerektirir ve sonunda cihazın çıkarılması için ikinci bir ameliyat gerektirir.

Bu yeni teknolojiyi test etmek için araştırmacılar, cihazı cerrahi olarak tek tek farelerin sağ siyatik sinirine yerleştirdiler. Her cihaz, sinir ağrısını bloke eden yaygın bir ilaç olan lidokain ile doldurulmuş üç ilaç rezervuarı içeriyordu. Ardından, ilacın salınmasını tetiklemek için implantasyon bölgelerinin üzerine üç LED yerleştirildi. Sonraki testler, sıçanlar arasında belirgin bir ağrı azalması gösterdi. Ayrıca araştırmacılar, LED renkli ışık dizilimine bağlı olarak farklı ağrı giderme modelleri elde edebildiler.

John Rogers, konu ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu: “Bu yaklaşımın sistemik olarak uygulanan ağrı kesici ilaçlara karşı etkili, güvenli ve bağımlılık yapmayan bir alternatif olduğunu gördük. Potansiyel olarak bunu 30 farklı LED dalga boyuna kadar artırabilir ve çok daha fazla program sunabiliriz.”

Yeni Bir Umut

Dr. Franz, konu ile ilgili olarak şu açıklamada bulunarak sözlerini noktaladı: “Bu teknolojinin rehabilitasyon tıbbında ve ötesinde birçok umut verici etkisi var.”

Bir sonraki adım, teknolojinin güvenliğini gözden geçirmek olarak görülüyor. Işık kontrollü ilaç dağıtım platformunun klinik öncesi güvenliğine dair kanıtların üretilmesi, araştırmacıları insanlarda implantı incelemek için ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nden (FDA) izin almaya yönlendirebilir.

Derleyen: Tuğba Akkesen

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?