Burçin Bağatur
Restorasyon ile başlayan kariyer yolculuğunda, sanatın motive edici yönünü keşfederek hayallerinin peşinden gitmeyi tercih etti. Güzel Sanatlar Fakültesinde İletişim ve Tasarım okudu. O, dijital dünyaya olan merakını da es geçmeyen bir tasarımcı adayı. Burçin’in dijitaliyidir için sloganı "Dijital, kendinden bir parça bulabildiğinde iyidir." oldu.
Köpekler Kuyruklarını Neden Kovalıyor?
Yavru ve genç köpekler, eğlenmek için kendi kuyruklarını kovalayabilirler. Schertz Hayvan Hastanesine göre özellikle yavru köpekler, kuyruklarının aslında kendi vücutlarının bir parçası olduğunun henüz farkında olmayabiliyor.
Fiziksel rahatsızlıklar da hayvanlarda kuyruk kovalama davranışını sergileme nedenleri arasında olabilir. Kuyrukta yaralanma, bağırsak parazitleri veya pireler nedeniyle kaşıntı; anal bezlerin etkilenmesi veya gıda alerjileri bir köpeğin kuyruğunu yalamasına, ısırmasına veya kovalamasına neden olabilir.
Kuyruk kovalama alışkanlığı, obsesif kompulsif bozukluğun köpek için olan versiyonu “köpek kompulsif bozukluğu” gibi nörolojik bozukluklarla da bağlantılı olabilir.
Köpeklere kuyruk kovalamayla bağdaşmayan davranışlar yaptırmak, bu davranışı engellemeye yardımcı olabilir.
Gezegenler Gizemli Bir Şekilde Küçülüyor ve Bunun Nedeni Bulunmuş Olabilir
NASA bilim insanları, bir süredir küçülüyor izlenimi veren bazı gezegenler üzerinde kafa yoruyor. Gezegenlerin bu durumunun sebebinin radyasyon olabileceği iddia edildi.
Bilim insanları bunun nedeninin bazı alt-Neptün kategorisindeki gezegenlerin atmosferlerini kaybederek bir "süper-Dünya" kadar küçülene dek boyut aralıklarında hızlanma olduğunu düşünüyorlar.
İncelenen 100 milyon yıldan daha yaşlı yıldız kümelerindeki gezegenlerin ev sahibi yıldızlarla neredeyse aynı yaşta olduğu düşünüldüğünden, bu kümelere ait gezegenler "foto-buharlaşma" yaşayabilecek kadar yaşlı, ancak çekirdek kaynaklı kütle kaybı yaşamayacak kadar genç olabilir.
Farelerin Hayal Güçlerini Nasıl Kullandıkları Deneyle Bulundu
Fareler hayal güçlerini insanlara benzer bir şekilde kullanabiliyor, yani düşünceleri her zaman hemen gözlerinin önünde olana sabitlenmiyor, aynı zamanda uzayda ve zamanda seyahat edebiliyor. Araştırmacılar farelere özel bir beyin-makine arayüzü takarak, hipokampüs sistemlerindeki 'hayali' bir aktivite aracılığıyla sanal gerçeklik ortamındaki hareketlerini haritalandırdı. Fareler etrafta 'hareket ettikçe' beyin aktiviteleri izlendi ve sanal gerçeklikteki yerleri hipokampüs aktivitesi ile ilişkilendiren kişiselleştirilmiş bir "düşünce sözlüğüne" çevrildi. Eğer fareler farklı bir yerde olduklarını hayal edebiliyorlarsa, gelecekte de bir şeyler hayal edebilirler ya da geçmişten bir şeyler hatırlayabilirler.
Çilek, Yaşlılık Döneminde Beynimizde Şaşırtıcı Bir Etkiye Sahip Olabilir
Çilek, yaş ve metabolik sağlık ile ilişkili bilişsel gerilemeye yatkın olan kişilerde bunama riskini azaltabilir ve ruh hâlini iyileştirebilir. 12 haftalık bir çalışma, insülin direnci belirtileri gösteren orta yaşlı ve aşırı kilolu kişilerin, her gün bir fincana eş değer miktarda çilek yediklerinde, kontrol gruplarına kıyasla daha iyi hafızaya ve daha az depresif belirtiye sahip oldukları ortaya koydu.
Hayvanlar Kendilerini Aynada Tanıyabilir mi?
Hayvanların aynada kendilerini tanıyıp tanıyamadıklarına dair araştırmalar, 1970 yılında başladı ve o zamandan bu yana sadece bazı türler testi geçti. Çeşitli hayvan türleri, bir aynanın karşısında öz farkındalık belirtileri açısından incelendi. Hayvanların sadece küçük bir kısmının aynada kendilerine baktıkları fark edildi. Bu araştırmaların, insani anlamda gerçek bir benlik duygusunu mu gösterdiği yoksa sadece sofistike bir bedensel farkındalığa mı işaret ettiği belirsiz.
Zoom Görüşmeleri, İnsan Beynini Nasıl Etkiliyor?
Yeni bir araştırmaya göre beynimiz, Zoom gibi çevrim içi görüntülü konuşmalarla yüz yüze konuşmaları aynı şekilde belleğe aktarıyor. Bu da görüşme sona erdiğinde kendimizi garip hissetmemizin nedeni olabilir. Araştırmacılar, iki kişinin gerçek zamanlı olarak birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini karşılaştırdı. Buna göre yüz yüze konuşmalar, dorsal-parietal adı verilen kritik bir bölgeden gelen beyin sinyallerinde büyük artışlara neden oldu.
Kedilerin İnsanlara Gösterdikleri Yaklaşık 300 Yüz İfadesi Var
Araştırmacılar kedilerin yüzlerce yüz ifadesini kaydederek, kedilerin düşünülenin aksine insanlara soğuk davranmadıklarını keşfetti. Köpekler, şempanzeler ve insanlardaki yüz ifadelerinin iyi bir şekilde incelendiği ve insanların 44, köpeklerin 27 ve şempanzelerin 357 yüz ifadesine sahip olduğu ortaya çıktı. Araştırmacılar bir çift kedinin oyun oynarken birden çatışmaya geçtiğini, bir tanesinin aniden çömeldiğini ve kaçmadan önce yavrularından birine tısladığını fark ettiler. Araştırma kayıtları inceledikten sonra, kedigillerin yüz ifadelerinin agresif (%37) olmaktan ziyade dostça (%45) olduğu sonucuna varıldı. Çalışmaya göre, diğer %18'lik kısım ise belirsiz veya her iki kategoriye de giriyordu. Ayrıca araştırmacılar, "ortak oyun yüzü" olarak adlandırdıkları yüz ifadeleri de dahil olmak üzere birçok ifadenin insanlar, köpekler ve maymunlar da dahil olmak üzere birçok türde benzerlik gösterdiğini buldular.
Göz Hücrelerinizin Yaşı, Hastalık Riskinizi Ortaya Çıkarabilir
Araştırmacılar, göz sıvısında tespit edilen yaklaşık 6.000 proteinin izini göz hücrelerine kadar sürülebildi ve bunların 26'sı, toplu olarak gözün yaşlanmasıyla ilişkilendirildi. Bu araştırma, sağlıklı 46 hastanın göz sıvısı üzerinde eğitilen ve yaşların çapraz referanslanabildiği bir yapay zeka sistemi aracılığıyla yapıldı. Sonraki testlerde yapay zeka, göz sıvısından birinin yaşını tahmin edebildi. Araştırmacılar, gözün yaşlanma sürecinin saatini oluşturduktan sonra belirli göz hastalıklarının hücre yaşlanmasını nasıl hızlandırabileceğine baktı. “TEMPO” adı verilen çoklu protein kökenlerinin izlenmesi için kullanılan bir yaklaşımdan yararlanan ekip, etkilenen proteinleri RNA'ya kadar gözlemleyerek bu hastalıklardan sorumlu olan hücreleri buldu.
