Ana SayfaBilimYunusların Gizli Bir Duyusu Ortaya Çıktı: Elektrik Alanlarını Algılayabiliyorlar

Yunusların Gizli Bir Duyusu Ortaya Çıktı: Elektrik Alanlarını Algılayabiliyorlar

Yayımlandı:

- Bu Alana Reklam Vermek İçin: bilgi@dijitaliyidir.comspot_img
  • Gözetim altında bakımı yapılan iki şişe burunlu yunus (Dolly, Donna), araştırma görevlilerine, burunları ile sudaki zayıf elektrik alanlarını algılayabildiklerini kanıtladılar.
  • Yapılan deneyler, yetişkin şişe burunlu yunuslar ile Guyana yunuslarının burunlarındaki “vibrissal kript” adı verilen hassas gözenekler yardımıyla algılama yapabildiklerini gösterdi.
  • Araştırmacılar, bir yunusun Dünya’nın manyetik alanının zayıf olduğu bir bölgede yavaşça yüzmesi halinde yaklaşık 2,5 mikrovoltluk zayıf bir elektrik alanı oluşturabileceğini açıklıyor.

Dünyada üzerinde en çok çalışma yapılan deniz memelilerinden biri olan yunusların gizli bir altıncı hissi barındırdığı ortaya çıktı. Gözetim altında bakımı yapılan iki şişe burunlu yunus (Tursiops truncatus), Almanya’daki Rostock Üniversitesi ve Nürnberg Hayvanat Bahçesindeki araştırma görevlilerine, burunları ile sudaki zayıf elektrik alanlarını algılayabildiklerini kanıtladılar. Bu keşif, bazı deniz memelilerinin kuma gömülü haldeki küçük canlıların elektrik akımlarını gerçekten algılayabildiği ihtimaline işaret ediyor. Yunuslar bu yeteneklerini Dünya’nın manyetik alanını algılamak için bile kullanabilir.

Bahamalar’daki şişe burunlu yunuslardan biri avlanmak için kuma dalıyor. 
Görsel: Shane Brüt

Bugüne kadar dünya üzerinde sadece bir “gerçek” plasental memeli türünün elektroreseptörlere sahip olduğu tespit edilmişti. On yıldan biraz daha uzun bir süre önce bilim insanları, Guiana yunusunun (Sotalia guianensis) kendine özgü elektriksel algılama sistemi olduğunu buldular (bu sistem balıklar, amfibiler, ornitorenkler ve ekidnalar gibi monotremlerden doğal olarak daha farklı).

Yapılan deneyler, yetişkin şişe burunlu yunuslar ile Guyana yunuslarının burunlarındaki “vibrissal kript” adı verilen hassas gözeneklerin yardımıyla benzer bir algılama yapabildiklerini gösterdi. Deneylerde, şişe burunlu yunuslar, santimetre başına 2,4 ve 5,5 mikrovolta kadar zayıf elektrik alanlarını algılamak için gözeneklerini kullanıyor. Araştırmacılar bu gözeneklerin “ornitorenklerinkiyle aynı büyüklükte” ve Guiana yunuslarıyla benzerlik gösteren bir algılama eşiği olduğunu söylüyor.

Yetişkin bir şişe burunlu yunusun üzerindeki titreşim kriptalarının boş gözenekleri. Görsel: Çek-Damal ve ark. 2012

Son bulgular yalnızca Nürnberg Hayvanat Bahçesindeki Dolly ve Donna adlı iki şişe burunlu yunustan elde edildi. Bu canlıların algılama duyularını vahşi doğada nasıl kullandıklarını anlayabilmek için daha fazla deney yapılması gerekiyor. Bununla birlikte, araştırmacıların yunuslardaki elektroreseptörlerin yiyecek aramalarında ne derece etkili olduğunu sorgulamak için nedenler var.

1990’larda araştırmacılar şişe burunlu yunusların balıklarla birlikte yüzmeden önce kuma kafa üstü (bazen göğüs yüzgeçlerine kadar) daldıklarını fark ettiler. “Krater besleme” adı verilen bu yiyecek arama stratejisinin esas olarak ekolokasyon yoluyla işlediği düşünülüyordu. Ancak yeni kanıtlar bu beceride elektroresepsiyonun da rol oynayabileceğini gösteriyor.

Sudaki tüm organizmalar elektrik doğrusal akım alanları (DC) üretiyor ve bir balık solungaçları aracılığıyla nefes alırken bu elektrik alanları alternatif akımların (AC) darbelerine dönüşebiliyor. Şişe burunlu ve Guyana yunuslarının “DC” ve “AC” alanlarını pasif olarak algılaması, kumda saklanan küçük canlıları bulmalarını sağlayabilir. Almanya’daki bilim insanları, deneyler kapsamında Dolly ve Donna’yı burunlarını suyun içinde elektrotlar bulunan metal bir çubuğa dayamaları için eğittiler. Deneyi gerçekleştiren kişi yunus sakinleştiğinde ona rastgele oluşturulmuş bir uyaranı sundu. Deneyde hayvan ya bir elektrik uyaranına yönlendirildi ya da herhangi bir yönlendirmede bulunulmadı. Yunuslar, elektrik alanını algıladıktan sonra beş saniye içerisinde uyarandan uzaklaşmak üzere eğitildi, eğer bir şey hissetmezlerse en az 12 saniye boyunca aynı noktada kaldılar. Araştırmacılar birkaç gün süren deneyler boyunca yunuslara sunulan elektrik alanının gücünü azalttı.

Dolly ve Donna adlı yunuslar, kendilerine santimetre başına 125 mikrovoltun altında DC elektrik alanı sunulduğunda, sinyalleri %90 doğruluk oranıyla, nasıl algılamaları gerektiğini öğrendiler. Saniyede 5,4 mikrovoltta Dolly’nin performans oranı %50’ye düştü. Araştırmacılar, yunusların eğitime devam etmekte isteksizleştiğini ve performanslarının düştüğünü söylüyor.

Donna hâlâ santimetre başına 3 mikrovoltluk elektrik sinyallerini yaklaşık %80’lik bir doğruluk oranıyla tespit ederken, 2 mikrovoltta ise performans oranı %33’e geriledi. Yunuslar titreşimli elektrik alanlarına maruz kaldıklarında dahi sırasıyla santimetre başına 28,9 mikrovolt ve 11,7 mikrovolt gibi zayıf sinyalleri de algılayabildi.

Su altı görünümü (A), yakın çekim (B) ve diyagram (C) içeren deney düzeneği. Görsel: Hüttner ve diğerleri, Journal of Experimental Biology , 2023

Bilim insanları, en zayıf elektrik alanları test edilirken Dolly’nin burnunu “sanki bir elektrik uyaranı arıyormuş gibi” ileri geri salladığını fark ettiler. Bu “kıpırdama” hareketi krater beslenmeleri sırasında da yaygın olarak görülüyor. Bu hareketler, ornitorenklerin elektroreseptörleriyle yemek ararken gagalarını ileri geri oynatmasına benzer şekilde, avın tespit edilmesini potansiyel olarak arttırabilir.

Araştırmacılar, “Bu hesaplamalar dikkate alındığında, mevcut çalışmada şişe burunlu yunuslar için belirlenen eşikler, köpekbalıkları için düşünülen aynı balık türlerini, 3-7 cm mesafeden tespit edebileceklerini gösteriyor.” diye yazıyor.

Ekolokasyon sistemi, yunusların burunlarının kumun 30 santimetre derinliğinde bile katı cisimleri tespit edebilmelerini sağlıyor. Ancak kraterle beslenme sırasında yunusların burnu ve gözleri gömülüyor. Dolayısıyla yankılanma ve saçılma gibi etkiler nedeniyle nesnelerin ekolokasyonla tespit edilmesini muhtemelen sınırlı hale geliyor.

Araştırmacılar, bir yunusun Dünya’nın manyetik alanının zayıf olduğu bir bölgede yavaşça yüzmesi halinde, teorik olarak vücudunun bulunduğu yerde santimetre başına yaklaşık 2,5 mikrovoltluk zayıf bir elektrik alanı oluşturabileceğini açıklıyor.

Çalışma Journal of Experimental Biology dergisinde yayımlandı.

Derleyen: Burçin Bağatur

Günde sadece 1 TL'ye abone olarak tüm içeriklerimize sınırsız erişebilir ve bağımsız haberciliğe destek olabilirsiniz! Hemen Abone Ol

Son Eklenenler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?

Zuckerberg’den Yapay Zeka Yavaşlama Çağrılarına Ret: “Koordinasyona Gerek Yok”

Mark Zuckerberg, Meta Connect konferansında yapay zeka gelişiminin yavaşlatılması yönündeki sektörel çağrılara karşı çıktı. Anthropic ve OpenAI liderlerinin güvenlik uyarılarına rağmen Zuckerberg, ticari rekabetin şirketleri sorumlu davranmaya zaten yönlendirdiğini savundu.

Buna benzer diğer içerikler

Google DeepMind Başkanı: Gemini 4 Beklenenden Çok Daha Erken Geliyor

Google DeepMind'ın yeni başkanı Koray Kavukcuoglu, amiral gemisi yapay zeka modeli Gemini 4'ün eğitim sonrası aşamaya girdiğini ve yıl sonundan çok önce kullanıma sunulacağını açıkladı. Açıklamanın ardından Alphabet hisseleri, Meta'nın yapay zeka ajanı Muse kaynaklı sert düşüşün ardından toparlandı.

Teknoloji Dünyasında Öne Çıkan 5 Sıra Dışı Cihaz

Teknoloji dünyası her geçen gün inanılmaz bir hız kazanıyor. Mühendisler günlük yaşamı kolaylaştırmak için yepyeni fikirler geliştiriyor. Her ay mağaza raflarında yüzlerce yeni cihaz görüyoruz. Bazı yenilikler sadece küçük teknik güncellemeler sunuyor. Fakat bazı ürünler var olan tüm alışkanlıkları kökten sarsıyor. İnsanlar artık pratik ve doğrudan hayatı değiştiren çözümler arıyor. Gereksiz teknik detaylar yerine günlük fayda öne çıkıyor. Bu ay karşımıza çıkan donanımlar tam olarak bu vizyonu yansıtıyor. Yaratıcı tasarımlar ve güçlü özellikler bir araya geliyor. Bu yazımızda teknoloji dünyasında ses getiren beş yeni cihazı inceliyoruz.

Kafamızdaki İç Ses Herkeste Var mı?

Bazı insanlar gün boyunca kendi kendileriyle konuşuyor, bazılarıysa düşüncelerini belirgin bir iç ses olmadan deneyimlediğini söylüyor. 2024’te yayımlanan bir araştırma, iç konuşmanın kişiden kişiye büyük farklılık gösterebildiğini ve bunun bazı sözel görevlerde ölçülebilir sonuçları olabileceğini ortaya koydu. Ancak ardından gelen bilimsel itirazlar yeni bir soruyu gündeme taşıdı: Gerçekten hiç iç sesi olmayan insanlar var mı, yoksa henüz insanların iç dünyasını doğru biçimde ölçemiyor muyuz?