Fizikçiler, zamanın neden tek yönde aktığını anlamaya çalışırken kuantum mekaniğinde zamanın hem ileri hem de geri yönde eşit şekilde hareket ettiğini keşfettiler.
Detaylar haberimizde…
Fizikçiler, uzun zamandır zamanın doğası ve neden geçmişi hatırlarken geleceği hatırlamadığımız konusunda şaşkınlık içinde. Surrey Üniversitesinden Thomas Guff, Chintalpati Umashankar Shastry ve Andrea Rocco’dan oluşan bir ekip, zamanın temel bir yönü olup olmadığını araştırmak için ısıtılmış parçacık banyosuna benzeyen bir kuantum sistemini inceledi ancak araştırmaları, kuantum mekaniği dünyasında zamanın hem ileri hem de geri yönde eşit şekilde aktığını doğruladı.
Fizik, özünde büyük ölçüde zaman simetrisine sahip, yani temel denklemler bir olayın geçmişe mi yoksa geleceğe mi yönelmesi gerektiğini dikte etmez. Günlük hayatta, kendiliğinden onarılmayan kırık bir yumurta gibi geri döndürülemez süreçlere tanık oluruz ancak mikroskobik ölçekte bu asimetri net değil. Kozmologlar, evrendeki entropi artışını incelerken kuantum fizikçileri parçacık dolaşıklığını araştırdılar ancak zamanın görünüşte tek yönlü akışına dair kesin bir açıklama bulunamadı.
Araştırmacılar, açık bir sistemde ısıtılmış parçacıkların davranışını tanımlamak için bir Markov zinciri modeli kullandılar. Bu çerçevede, her yeni kuantum durumu yalnızca bir önceki duruma bağlı ve bu da zaman içinde hem ileri hem de geri hareketi mümkün kılıyor ancak bulguları, zamanın yönüne dair temel bir tercihin olmadığını gösterdi; yani kuantum düzeyinde zamanın oku doğal olarak sabit değil.

Bu sonuç, zamanın mikroskobik ölçekte çift yönlü olduğunu öne sürse de termodinamiğe aykırı değil. Soğuyan sıcak bir banyo gibi makroskobik sistemler geri döndürülemez yasalara uyuyor ancak çalışma, daha derin bir simetriye işaret ediyor:
Eğer kuantum düzeyinde zaman her iki yönde eşit şekilde akıyorsa belki de Büyük Patlama’dan geriye doğru ilerleyen başka bir zaman çizelgesi var. Bu da evrenin başka bir yerinde zamanın tam tersi yönde akıyor olabileceği ve geleceğin, bizim geçmişi hatırladığımız kadar kolay hatırlayabileceği anlamına geliyor.
Derleyen: Eliz Canyurt


