Ana Sayfa Blog Sayfa 12

Neler Oluyor? – 6 Temmuz

Teknoloji, yapay zekâ, bilim ve uzay dünyasında günün öne çıkan gelişmelerini sizler için derledik. İşte “bugün neler oluyor?” sorusunun cevabı:

Dünya yapay zekânın kuralları için Cenevre’de toplandı

Birleşmiş Milletler’in ilk Küresel Yapay Zekâ Yönetişim Diyaloğu Cenevre’de başladı. 169 ülkeden 11 binden fazla katılımcıyı buluşturan etkinlik, hafta boyunca AI for Good Zirvesi’yle devam edecek. 8 Temmuz’da ise teknoloji CEO’larını devlet liderleriyle aynı masada buluşturan Küresel Komisyon ilk toplantısını yapacak. Bu hafta Cenevre’de şekillenecek ilkeler, ülkelerin gelecekteki yapay zekâ yasalarına zemin oluşturacak.

19 günlük yasak bitti: Claude Fable 5 geri döndü

ABD Ticaret Bakanlığı’nın ihracat kontrolü gerekçesiyle 12 Haziran’da erişime kapattırdığı Claude Fable 5, 1 Temmuz itibarıyla dünya genelinde yeniden açıldı. Krizi tetikleyen güvenlik açığının rakip modellerde de çalıştığı ortaya çıktı. 19 günlük askı, “tarihin en kapsamlı hükümet kaynaklı model kısıtlaması” olarak kayıtlara geçti ve modellerin çıkış takvimini artık güvenlik testlerinin de belirleyeceği bir dönemin kapısını araladı.

Çin’den “insan taklidi yapan” yapay zekâlara yasak

Çin’in antropomorfik yapay zekâ kuralları 15 Temmuz’da yürürlüğe giriyor. ByteDance’in Doubao’su ve Alibaba’nın Qwen’i, kendini insan gibi sunan karakterleri ve kullanıcı yapımı ajanları bu tarihten önce devre dışı bırakacak. Milyonlarca kullanıcısı olan “yapay zekâ arkadaş” kategorisine dünyada ilk kez bu ölçekte bir yasak geliyor.

Paylaşımınızı yapay zekâ mı yazdı? Yönü değişmiş olabilir

Oxford Üniversitesi öncülüğündeki araştırmaya göre yapay zekâ yazma araçları, “anlamı koru” talimatı verildiğinde bile sosyal medya paylaşımlarının yönünü sistematik biçimde kaydırıyor. Simülasyonlar, bu küçük kaymaların ağlarda birikerek toplulukların genel kanaatini zaman içinde değiştirebildiğini gösteriyor.

Tesla Robotaxi Miami’de: İlk günden görevlisiz

Tesla, sürücüsüz taksi hizmetini 3 Temmuz’da Miami’de başlattı. Miami, hizmetin ilk gününden itibaren araçta güvenlik görevlisi bulunmayan ilk şehir oldu. Öte yandan şirket filo büyüklüğünü ve güvenlik verilerini açıklamıyor; Miami’nin meşhur sağanakları ise kamera tabanlı sistemin en zorlu doğal testi olacak.

ABD’nin güvenlik ağı HSIN hacklendi

Federal kurumlar, eyaletler ve özel sektör arasında hassas bilgi paylaşımında kullanılan Homeland Security Information Network’ün ihlal edildiği doğrulandı. Saldırının kapsamı soruşturulurken uzmanlar, kurumları birbirine bağlayan güven altyapılarını hedef alan saldırıların küresel bir eğilime dönüştüğü uyarısını yapıyor.

İş yerinde yapay zekâ kullanımı bir yılda ikiye katlandı

İngiltere’den gelen kapsamlı araştırmaya göre iş yerinde yapay zekâ kullanımı bir yılda yüzde 34’ten yüzde 73’e çıktı. Çarpıcı bulgu: Teknolojiyi derinlemesine kullanan yüzde 15’lik dilim; güçlü performans değerlendirmesi, terfi ve zam olasılığında diğerlerinden belirgin şekilde önde.

Swift’i kurtaracak araç yörüngede

NASA’nın Swift teleskobunu atmosferde yanmaktan kurtaracak LINK aracı, 3 Temmuz’da Pasifik’teki Kwajalein Atolü’nden fırlatıldı. Fırlatma, efsanevi Pegasus roketinin son uçuşuydu. Araç önümüzdeki günlerde teleskobu yakalayıp daha yüksek bir yörüngeye taşıyacak — başarılı olursa bu, tarihte bir ilk olacak.

Karanlık madde var mı? Evren modeli sarsılıyor

Bonn Üniversitesi liderliğindeki çalışma, evrendeki maddenin yüzde 85’ini oluşturduğu düşünülen karanlık maddenin varlığını sorgulayan veriler sundu. Aynı hafta Keck Gözlemevi, karanlık maddesi olmayan üçüncü galaksiyi keşfetti. Kozmoloji, uzun zamandır bu kadar hareketli bir dönem yaşamamıştı.

Hayabusa2’den tarihi geçiş

Japonya’nın Ryugu kahramanı Hayabusa2, 5 Temmuz’da Torifune asteroidinin yanından geçerek insanlığın bu cisme ilk yakın bakışını gerçekleştirdi. Uzatılmış görevdeki aracın final hedefi, 2031’de buluşacağı hızla dönen küçük asteroit 1998 KY26.

İş Yerinde Yapay Zekâ Kullanımı Bir Yılda İkiye Katlandı: Derin Kullananlar Terfide Önde

İngiltere’den gelen kapsamlı bir araştırma, yapay zekânın iş hayatındaki yerini tartışmaya yer bırakmayacak rakamlarla ortaya koydu: Ülkede iş yerinde yapay zekâ kullanımı bir yılda ikiden fazla katlanarak yüzde 34’ten yüzde 73’e çıktı.

Detaylar haberimizde…

Google’ın kamu politikası araştırma kuruluşu Public First ile yürüttüğü çalışma, bugüne kadarki en kapsamlı ulusal yapay zekâ adaptasyon araştırmalarından biri olarak sunuluyor.

Yapay zekayı yoğun kullananlar öne geçiyor

Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, kullanım ile kariyer arasındaki ilişki: Yapay zekâyı en derinlemesine kullanan yüzde 15’lik dilim, teknolojiden somut kazanımlar elde ediyor. Bu grup; güçlü performans değerlendirmesi alma, terfi etme ve zam alma olasılıklarında diğerlerinden belirgin şekilde önde. Araştırmacılar bunu net bir ifadeyle özetliyor: Derin yapay zekâ kullanımı ile kariyer fırsatı arasında açık bir bağıntı var.

Elbette burada klasik bir soru saklı: Yapay zekâ mı insanları başarılı yapıyor, yoksa zaten hırslı ve öğrenmeye açık çalışanlar mı yapay zekâya daha çok sarılıyor? Muhtemelen ikisi birden. Ancak sonuç değişmiyor — işverenlerin gözünde “yapay zekâyı iyi kullanmak”, hızla temel bir mesleki beceri hâline geliyor.

Türkiye’deki çalışanlar için ne anlama geliyor?

İngiltere verisi, küresel iş gücü için erken bir sinyal niteliğinde. Bir yılda ikiye katlanan adaptasyon, bu dalganın er ya da geç her pazara ulaşacağını gösteriyor. Sosyal medya uzmanlığından metin yazarlığına, tasarımdan yazılıma kadar bilgi işçiliğinin her alanında “yapay zekâ okuryazarlığı” artık CV’de bir artı değil; yakın gelecekte İngilizce gibi bir ön koşul olmaya aday. İyi haber şu: Araştırmanın işaret ettiği kazanımlar pahalı araçlardan değil, mevcut araçları derinlemesine öğrenmekten geliyor — yani fırsat, öğrenmeye zaman ayıran herkese açık.

“Derin kullanım” ne demek?
Araştırmalarda yüzeysel kullanım ile derin kullanım ayrımı giderek önem kazanıyor. Yüzeysel kullanım, ara sıra bir e-posta taslağı yazdırmak gibi tekil işleri kapsıyor. Derin kullanım ise yapay zekâyı iş akışının doğal parçası hâline getirmek anlamına geliyor: araştırma, analiz, taslak, düzeltme ve fikir geliştirme adımlarının tamamında araçlardan yararlanmak, farklı araçları birleştirmek ve sonuçları eleştirel süzgeçten geçirmek. Kariyer kazanımlarının yoğunlaştığı grup, işte bu ikinci grup.

Public First nedir?
Birleşik Krallık merkezli bir kamu politikası ve araştırma ajansı. Hükümetler, teknoloji şirketleri ve sivil toplum kuruluşları için kamuoyu araştırmaları ve ekonomik etki analizleri yürütüyor. Bu çalışmada binlerce İngiliz çalışanla yapılan anketlerden elde edilen veriler, interaktif bir yapay zekâ beceri testine de dönüştürüldü.

Etiketler: yapay zekâ iş hayatı, yapay zekâ adaptasyonu, İngiltere araştırması, kariyer, dijital beceriler, Google

Uzayda Kurtarma Operasyonu Başladı: Swift’i Kurtaracak Araç Yörüngede

0

Cuma günü duyurduğumuz tarihi kurtarma operasyonu resmen başladı: NASA’nın Swift uzay teleskobunu atmosferde yanmaktan kurtaracak robotik LINK aracı, 3 Temmuz’da Pasifik Okyanusu’ndaki Kwajalein Atolü’nden başarıyla yörüngeye fırlatıldı.

Fırlatma, uzay tarihinin en özel yöntemlerinden biriyle gerçekleşti: Katalyst Space tarafından üretilen LINK aracını taşıyan Pegasus XL roketi, Northrop Grumman’ın Stargazer adlı modifiye L-1011 uçağının altına asılı olarak yaklaşık 12 bin metre irtifaya çıkarıldı ve oradan havada ateşlendi. Bu, 1990’dan beri görev yapan efsanevi Pegasus’un son uçuşuydu — ve bu uçuşla birlikte dünyada aktif havadan fırlatma sistemi kalmadı.

Swift neden düşüyordu?

Dünya’ya yakın yörüngedeki tüm araçlar, atmosferin çok seyrek üst katmanlarına sürtünerek yıllar içinde yavaşlar ve alçalır. NASA’nın açıklamasına göre son dönemdeki yoğun Güneş aktivitesi bu etkiyi büyüttü: Güneş fırtınaları atmosferi ısıtıp genişleterek sürtünmeyi artırdı ve Swift’in yörüngesi beklenenden hızlı bozuldu. Kendi itki sistemi olmayan 2004 doğumlu teleskobun, müdahale edilmezse atmosfere girip yanması kaçınılmazdı.

Şimdi ne olacak?

Yörüngeye ulaşan LINK, önümüzdeki günlerde Swift’e kademeli olarak yaklaşacak, teleskobu fiziksel olarak yakalayacak ve daha yüksek, güvenli bir yörüngeye taşıyacak. Operasyon başarılı olursa, hiç servis edilmek üzere tasarlanmamış yaşlı bir uzay teleskobu tarihte ilk kez robotik bir araçla “yukarı taşınmış” olacak. Bunun anlamı büyük: Milyarlarca dolarlık uzay araçlarını gözden çıkarmak yerine tamir edip ömrünü uzatmak, uzay ekonomisinin yeni iş kollarından birine dönüşebilir.

Gama ışını patlamalarını saniyeler içinde yakalayan çevikliğiyle 20 yılı aşkın süredir evrenin en şiddetli olaylarını gözlemleyen Swift, kurtarma başarılı olursa görevine kaldığı yerden devam edecek. Gelişmeleri takip edip aktaracağız.

Havadan fırlatma nedir, neden kullanılır?
Roketin yerden değil, yüksek irtifada uçan bir uçaktan bırakılarak ateşlenmesi yöntemi. Uçak, roketi atmosferin en yoğun katmanının üzerine taşıyarak yakıttan tasarruf sağlar ve fırlatmayı hava koşullarından bağımsızlaştırır; üstelik fırlatma rampası gerektirmez. Küçük uydular için geliştirilen bu yöntemin öncüsü Pegasus, 1990’daki ilk uçuşuyla tarihe geçmişti; 3 Temmuz’daki Swift görevi ile 36 yıllık kariyerini bir kurtarma operasyonuyla noktaladı.Kwajalein Atolü neresi?
Pasifik Okyanusu’nun ortasında, Marshall Adaları’na bağlı bir mercan adası halkası. Ekvatora yakınlığı ve çevresindeki boş okyanus sahası nedeniyle ABD’nin önemli roket test ve fırlatma üslerinden birine ev sahipliği yapıyor. Stargazer uçağı fırlatma için buradan havalandı.

Etiketler: Swift teleskobu, NASA kurtarma görevi, Pegasus roketi, Katalyst LINK, havadan fırlatma, uzay teknolojileri

[PazarEki] Yayıncılığın Trafik Krizi – 4: Türkiye Tablosu ve Okurun Gücü

0

[PazarEki] serimizin finalinde Türkiye’ye dönüyoruz: Reklama bağımlı, üyelik kültürü zayıf bir ekosistem krizi nasıl karşılar? Ve denklemin en güçlü aktörü olan okura düşen nedir?

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

[PazarEki] Yayıncılığın Trafik Krizi – 3: Yayıncılar Ne Yapıyor? Üç Çıkış Yolu

Yayıncılar trafik krizine teslim olmuyor. [PazarEki] serimizin üçüncü bölümünde dünyadan üç çıkış stratejisini inceliyoruz: okurla doğrudan bağ, yapay zekâ şirketleriyle lisans masası ve arama dışı vitrinler.

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

[PazarEki] Yayıncılığın Trafik Krizi – 2: Sıfır Tıklama Ekonomisi ve İçerik Kuraklığı

Okur siteye uğramayınca ne kaybolur? [PazarEki] serimizin ikinci bölümünde sıfır tıklama ekonomisini inceliyoruz: Trafik kesilince küçülen haber odaları ve yapay zekânın kendi dalını kesme riski.

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

[PazarEki] Yayıncılığın Trafik Krizi – 1: Otuz Yıllık Sözleşme Nasıl Bozuldu?

Google araması artık link listesi değil, yapay zekâ cevabı. [PazarEki] serimizin ilk bölümünde internetin 30 yıllık “içerik karşılığı trafik” sözleşmesinin kuruluşunu ve çöküşünü kronolojisiyle anlatıyoruz.

Üyelik Gerekli

Bu içeriğe erişmek için siteye üye olmanız gerekir. Üyelik ücretsizdir. Dilerseniz destek için ayda 3₺ veya 16₺ ödeyerek ücretli üye de olabilirsiniz.

Üyelik Seviyelerini Görüntüle

Zaten üye misin? Giriş Yap

Yapay Zekâ Kodlama Asistanlarına Yeni Tehdit: “Agentjacking” Saldırısı Yüzde 85 Başarıyla Çalışıyor

Yazılım geliştiricileri için yeni bir güvenlik tehdidi kapıda. Güvenlik araştırmacıları, “Agentjacking” adını verdikleri yeni bir saldırı yöntemi tespit etti.

Detaylar haberimizde

Saldırı, Claude Code ve Cursor gibi yapay zekâ kodlama asistanlarını kandırarak geliştiricilerin bilgisayarlarında kötü amaçlı kod çalıştırmalarını sağlıyor. Araştırmacılara göre test edilen asistanlarda saldırının başarı oranı yüzde 85’e ulaşıyor.

Saldırı nasıl işliyor?

Yöntem, yazılımcıların hataları takip etmek için kullandığı Sentry adlı popüler hata izleme servisini istismar ediyor. Saldırganlar, sisteme sahte hata raporları yerleştiriyor. Bu raporların içine, yapay zekâ asistanına “meşru bir çözüm önerisi” gibi görünen gizli talimatlar gömülüyor. Asistan, hatayı çözmeye çalışırken bu talimatları takip ediyor ve farkında olmadan saldırganın kodunu çalıştırıyor.

Sonuç ağır olabiliyor: Ortam değişkenleri, Git kimlik bilgileri ve diğer hassas veriler saldırganların eline geçebiliyor. Üstelik saldırı, geleneksel güvenlik önlemlerine takılmadan ilerliyor; çünkü kodu çalıştıran, sistemin güvendiği yapay zekâ asistanının kendisi.

Sorunun kökü: Aşırı güven

Araştırmanın işaret ettiği temel zafiyet, yapay zekâ asistanlarının dış servislerden gelen verilere körü körüne güvenmesi. Asistanlar, Model Context Protocol (MCP) adı verilen bağlantılar üzerinden hata izleme, dokümantasyon gibi dış kaynaklara erişiyor ve buradan gelen içeriği çoğu zaman sorgulamadan işliyor. Uzmanların önerisi net: Dış kaynaklardan gelen verileri “talimat” değil “veri” olarak ele alan güvenlik katmanları şart.

Geliştiriciler için pratik önlemler ise şöyle sıralanıyor: Asistanların otomatik kod çalıştırma yetkilerini kısıtlamak, hassas kimlik bilgilerini ortam değişkenlerinde tutmak yerine güvenli kasalara taşımak ve asistanın önerdiği komutları çalıştırmadan önce gözden geçirmek.

Yapay zekâ kodlama asistanı nedir?
Yazılımcıların kod yazmasına yardımcı olan yapay zekâ araçları. Claude Code, Cursor ve GitHub Copilot gibi bu araçlar; kod önerir, hataları bulur, hatta kendi başına dosya düzenleyip komut çalıştırabilir. İşte bu “kendi başına iş yapabilme” özelliği onları hem çok kullanışlı hem de saldırganlar için cazip bir hedef yapıyor.

Sentry nedir?
Dünyada milyonlarca yazılım projesinin kullandığı bir hata izleme servisi. Bir uygulamada hata oluştuğunda Sentry bunu kaydeder ve geliştiriciye ayrıntılı rapor sunar. Saldırganların tam da bu güvenilir raporlama kanalını istismar etmesi, tehdidi bu kadar sinsi kılan unsur.

Apple, Yapay Zekâlı Siri’yi Avrupa’da Erteledi: Gerekçe AB Kuralları

0

Apple ile Avrupa Birliği arasındaki gerilim yeni bir başlıkla büyüyor. Şirket, yapay zekâyla güçlendirilmiş yeni Siri özelliklerinin Avrupa’daki çıkışını erteledi ve gerekçe olarak AB’nin Dijital Piyasalar Yasası’nı (DMA) gösterdi.

Detaylar haberimizde…

AB’nin teknoloji politikalarından sorumlu ismi Henna Virkkunen ile Apple CEO’su Tim Cook, ertelemenin ardından bir araya geldi.

Apple ne diyor, AB ne istiyor?

Apple’ın itirazı özetle şu: DMA, şirketin bazı özellikleri rakip ürün ve hizmetlerle uyumlu çalışacak şekilde açmasını zorunlu kılıyor. Apple ise bu “birlikte çalışabilirlik” zorunluluğunun gizlilik ve güvenlik sorunları doğurduğunu, sıkı denetlediği ekosistemini zayıflatabileceğini savunuyor. AB Komisyonu’nun karşı tezi de net: Kurallar rekabeti artırmak için var ve Apple da herkes gibi uymak zorunda.

Kullanıcı için anlamı ne?

Somut sonuç şu: Amerikalı bir iPhone kullanıcısının bugün kullanabildiği yapay zekâ destekli Siri özellikleri, Avrupa’daki kullanıcılara daha geç ulaşacak — hatta bazıları hiç ulaşmayabilir. Bu, teknoloji dünyasında giderek belirginleşen bir eğilimin parçası: Büyük şirketler yeni yapay zekâ özelliklerini bölge bölge farklı takvimlerle sunuyor ve Avrupa çoğu zaman listenin sonunda yer alıyor.

Tartışmanın özünde ise cevabı kolay olmayan bir soru yatıyor: Kullanıcıyı koruma amacı taşıyan kurallar, kullanıcıyı yeni teknolojilerden mahrum bırakıyorsa denge nerede kurulmalı? Bu soru yalnızca Avrupa’nın değil; dijital düzenlemelerini şekillendiren Türkiye dahil tüm ülkelerin önümüzdeki yıllarda cevap arayacağı bir soru.

Dijital Piyasalar Yasası (DMA) nedir?
Avrupa Birliği’nin 2024’te tam olarak yürürlüğe giren ve büyük teknoloji şirketlerinin gücünü sınırlamayı amaçlayan yasası. Yasa; Apple, Google, Meta, Amazon gibi “geçit bekçisi” ilan edilen şirketlere bir dizi yükümlülük getiriyor: Kendi ürünlerini rakiplerine karşı kayırmamak, kullanıcı verilerini izinsiz birleştirmemek ve sistemlerini rakip hizmetlerle birlikte çalışacak şekilde açmak bunlardan bazıları. Kurallara uymayan şirketlere, küresel cirolarının yüzde 10’una kadar ceza kesilebiliyor. iPhone’lara alternatif uygulama mağazalarının gelmesi de bu yasanın sonucuydu.

Uzayda İlk Kurtarma Operasyonu Başlıyor: NASA’nın Swift Teleskobu Yanmaktan Kurtarılacak

Uzay tarihinin en sıra dışı kurtarma operasyonlarından biri bu hafta başlıyor. NASA’nın 20 yılı aşkın süredir evrendeki en şiddetli patlamaları gözlemleyen Swift uzay teleskobu, alçalan yörüngesi nedeniyle atmosfere girip yanma tehlikesiyle karşı karşıya.

Detaylar haberimizde

Teleskobu kurtarmak için Katalyst Space Systems’ın geliştirdiği LINK adlı robotik araç, Northrop Grumman’ın Stargazer uçağından havada fırlatılacak Pegasus XL roketiyle yola çıkacak.

Uzayda ilk robotik kurtarma operasyonu: NASA düşen teleskobun peşinde

Görev neden bu kadar önemli?

Yaklaşık 30 milyon dolarlık operasyon başarılı olursa, yaşlanan bir uzay teleskobu tarihte ilk kez robotik bir araçla yörüngede “yukarı taşınmış” olacak. Bu, uydu ve teleskopların ömrünü uzatmanın kapısını açan bir teknoloji gösterimi anlamına geliyor: Milyarlarca dolarlık uzay araçlarını atmosferde yakmak yerine tamir edip yükseltmek, uzay ekonomisinin yeni iş kollarından biri hâline gelebilir.

Görevin bir başka duygusal boyutu daha var: Bu fırlatma, uçaktan havada ateşlenen efsanevi Pegasus roketinin son uçuşu olacak. 1990’dan bu yana görev yapan Pegasus, kariyerini bir kurtarma operasyonuyla noktalayacak.

Swift bize ne kazandırdı?

2004’te fırlatılan Swift, evrenin en güçlü patlamaları olan gama ışını patlamalarını saniyeler içinde tespit edip yönünü o tarafa çevirebilen çevik yapısıyla adını aldı (“swift” İngilizcede “çevik/hızlı” anlamına geliyor). Teleskop bugüne dek binlerce patlama yakaladı; yıldızların ölümünden kara deliklerin doğuşuna uzanan süreçlere dair bilgilerimizin önemli bölümü bu gözlemlere dayanıyor.

Yörünge alçalması nedir, teleskoplar neden düşer?
Dünya’ya yakın yörüngelerde dolaşan uydular, atmosferin çok seyrek de olsa var olan üst katmanlarına sürtünür. Bu sürtünme araçları yıllar içinde yavaşlatır ve yörüngeleri giderek alçalır. Müdahale edilmezse araç sonunda atmosfere girer ve büyük ölçüde yanarak yok olur. Swift’in de yakıt sistemi bulunmadığı için kendini yükseltme şansı yok — işte LINK aracı tam bu noktada devreye girip teleskobu fiziksel olarak yakalayacak ve daha yüksek bir yörüngeye itecek.

Pegasus roketi nedir?
Yerden değil, uçağın kanadı altından havada ateşlenen ilk özel sektör roketi. 12 kilometre irtifada bırakıldıktan sonra motorlarını çalıştırarak uzaya çıkar. Küçük uyduları yörüngeye taşımak için 1990’dan beri kullanılıyor; Swift kurtarma göreviyle emekliye ayrılıyor.